Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Sinematekteki Hayalet (The Phantom of the Cinémathèque)

Gülhan Düzgün Yazıları

Yeni sayının baskısına hazırlanırken, Emek Sineması’nın etrafına iskele kurulmuş ve yıkım için hazırlıklarına başlanmış fotoğrafları düştü haber sitelerine.

Fotoğrafları gördüğüm anda, Bertolucci’nin Düşler, Tutkular ve Suçlar (The Dreamers, 2003) filminin ilk cümlesini hatırladım: ‘Sinematek’te ilk kez bir film seyrettiğimde sadece Fransızlar bir sarayın içine sinema yaparlar diye düşündüm.

Burada ise bırakın bir sarayın içine sinema yapmayı, saray gibi sinemalarımızı yıkıyorlar.

Filmde, Isabelle kendini Fransız Sinematek’inin kapısına zincirler. Emek Sineması’nın kapatıldığı günden beri bu sahne aklımdan gitmedi. Şubat 1968’de Paris’te sinefiller kendilerini sinema salonlarının kapılarına zincirlemişlerdi.

Aslında Bertolucci’nin filmde referans gösterdiği olay ünlü Langlois Olayı’ydı, takvimler 9 Şubat 1968’i gösteriyordu. 400 Darbe’nin Antoine Doinel’i, Truffaut’nun fetiş oyuncusu Jean-Pierre Leaud, 1968 ve 2003’teki halinin eş zamanlı olarak, arşiv görüntülerinden gösterildiği sahnelerde Sinematek ve Özgürlük dilekçesini okuyordu.

CANNES Film Festivali’nin perdelerine asılan Godard, Truffaut ve dönemin diğer sinemacıları festivalin durdurulmasına neden olmuştu. Fransa’nın sinefilleri istediklerini almışlardı.1968 Şubatında, Fransa Kültür Bakanı Malraux, Fransız Sinematek’inin yöneticisi Henri Langlois’nın görevine son vermişti. Cahiers du Cinema: ‘Yöneticiler bilmiyorlardı ki Langlois’yı atmaya kalkarken, gerçekte dışarı attıkları, tümüyle sinema sanatıdır’ yazmıştı. Mitterand’dan Truffaut’ya kadar sanat ve siyaset dünyasından isimler eylemler yaptı. 22 Nisan 1968’te, Langlois’ya görevi iade edildi. İki hafta sonra Mayıs 1968’te 10 milyon kişi Paris sokaklarındaydı. Dönemi analiz eden toplumbilimciler, Langlois Olayı’nın mayıs gösterilerini başlatan işaret fişeği olduğunu düşünüyorlar.

Langlois’nın düzenlediği programları takip edenler arasında François Truffaut, Jean-Luc Godard, Jacques Rivette, Claude Chabrol, Alain Resnais, Torre Nilsson, Nicholas Ray, Eric Rohmer vardı. Filmleri perdenin dibinde oturup izleyen bu sinema hastalarına ‘Sinematek’in Çocukları’ ya da ‘Yeni Dalga’nın dahi çocukları’ diyorlardı.

Emek Sineması da bizim sinematekimizdi. Pek çok yönetmen, sinema yazarı yetiştirmiş, sinema dergilerinin çıkmasına vesile olmuştu. Dreamers’daki Isabelle ve Theo, bana yönetmen kardeşler Doğa ve Can Kılcıoğlu’nu hatırlatır, onlarla da Emek’te tanışmıştım.

1970’lerde Yılmaz Güney’i kastederek ‘sinemacılarını hapse tıkan bir ülkede işim ne?’ diyen Langlois yaşasaydı eminim ‘sinema salonlarını yıkan bir ülkede işim ne?’ diyerek gelmeyi reddeder ve yine protesto ederdi.

 

Foto 1) Langlois 2: François Truffaut ve Jean Pierre Leaud Fransız Sinematek'inin önünde
Foto 2) Langlois 41: Claude Chabrol ve Jean Luc Godard. Chabrol'un elinde Langlois yazan pankart var.

 

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları
© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır