Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Vizyonda enkaz

Deniz Yavuz Yazıları

Son yıllarda vizyon filmleri sayısında büyük bir artış gözleniyor. Nedir bunun sebebi? Ülke sinemaları bilet satış hasılatlarının düşüklüğünden, Türk film yapımcıları seyirci azlığından yakınırken bir ihtiyaç mıdır vizyon filmleri? Doksanlı yılların sonuna kadar bazı haftalar yeni filmin vizyona çıkmadığını bile gözlemlemek mümkünken günümüzde her gösterim haftası en az üç yeni filme merhaba diyor. İki binlerin başında yıllık vizyon filmi sayısı iki yüzleri zor görürken son yıllarda ve içinde olduğumuz bu yıl üç yüzü buluyoruz… Bu gidişle her güne bir vizyon filmi düşeceğe benziyor.

1988’de ülkemizde faaliyetine başlayan büyük film dağıtım şirketlerinin hareketlendirdiği ve batı adabını öğretip yerleştirdiği zemin bugün on ila on beş aktif film dağıtıcı şirketi kucaklıyor. Doksanlarda filmlerin tanıtımları için ayda bir yapılan basın gösterimleri bugün hemen hemen her gün, kimi zaman bir güne iki gösterim düşecek şekilde ve en az elli sinema yazarının katılımıyla yapılıyor.

Bütün hatları ile vizyon adabının oturduğu söylenebilir. Filmler cuma vizyona çıkar. Bu filmlerin basına gösterimi vizyonundan önce yapılır. Yeni filmlerin ilanları, seansları ve diğer bilgileri tanıtım ve pazarlama teknikleriyle aynı batıdaki gibi sinemaseverlere ulaştırılır. Tatil günlerine, ‘sömestre’lere, bayramlara daha çok çocuk ve aile filmleri denk getirilir. İyi ve gişe beklentisi olan filmler aralık – mart dönemine saklanır… Türk filmleri için özel haftalar kollanır ve buna benzer usuller dikkatlice uygulanır… Sinema – dağıtıcı – film – seyirci karesinde her şey yolundadır ve rutindir…

Alışılageldik olmayan vizyon filmlerinin sayısı ve artan niceliğin niteliği olumsuz yönde etkilemesidir. Son yıllarda yalnızca yurt dışından getirilen bir kopya ile vizyon macerasına soyunan filmlerin sayısı öyle arttı ki… Bu filmlerden ne sinemaseverlerin haberi oluyor ne de arşivcilerin. Önceleri bu filmler büyük beklentili ve yüksek satış bütçeli filmlerin sözleşmelerinin içine konarak ülkemize gönderilirdi ve bunlar televizyon kanalarına satılarak o kanalların boşluklarını doldururdu. Gece yarısı karşımıza çıkarlardı. Şimdilerde ise dağıtımcılarımız -sağ olsunlar- ithal ettikleri bütün filmleri sinema salonlarından geçirmeden rahat etmiyorlar.

Bu iyi midir kötü müdür kesin bir kanıdan bahsetmek yersiz olacaktır ama film sayısının artışının niteliğin düşmesine sebep olduğu bir gerçek. ‘Nerede çokluk orada bokluk’ söylemini bir kez daha doğrulayan bu durum iyinin de güç değerlendirilmesine sebep oluyor.

Ticari kaygılar, yapılan anlaşmalar, alınacak destekler sebebiyle vizyonun kirlenmesini, televizyonda bile izlenemeyecek, dayanılamayacak türden yabancı filmlerin dağıtımcılar tarafından bir elin parmaklarında az sinemada vizyona çıkmasını anlamak mümkün değil. Bunların yanı sıra bir kopya ile sinemalarımızda yer bulamayan önemli bölgelerin önemli filmleri için de üzülmemek elde değil…

Vizyondaki enkaz ve filmlerin sayıca çoğalması aşikar. Sinema yazılarının son cümlesi çoğunlukla ‘bol filmli günler’ deyişiyle biter ama abartmayalım…

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları

Mesafeli Satış Sözleşmesi | Teslimat ve İade Şartları | Gizlilik Politikası

© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır