|
14 Şubat günü büyük bir tanıtım ve kampanya ile vizyona giren Romantik Komedi 2’ye bilet alan herkesin umduğunu bulduğuna eminim. Aşk, meşk, alışveriş, Atiye Sokak, “beni yanlış anladın hayatım”, tektaş, nikahlı düğün, kokteyl düğün ve Ajda Pekkan izleyici kitlesinin beklentilerini fazlasıyla doyururken; bilet ücretinden kesilen vergilerin bolca kırpılsa da ufak bir bölümünün Kültür Bakanlığı Sinema Destek Fonu’na ulaştığına ve bu fonun da başvuran sinemacılara destek olduğuna olan inancım ve isteğim içimi rahatlatıyor. Fakat ben Romantik Komedi 2’ye biraz daha farklı bir açıdan bakmak istiyorum. Bazılarına göre “sistemin oyuncağı” bazılarına göre ise “ay çok güldük çok eğlendik” ten öte Romantik Komedi 2 gibi filmlerin bambaşka bir getiriye olanak sağlayacağı inancındayım.
İstanbul Neyin Başkenti?
İstanbul 2020 yaz olimpiyatlarına ev sahipliği yapmak için 7 Eylül 2013 günü Buenos Aires’te Madrid ve Tokyo ile yarışacak. Kazanırsak ne mutlu, bu İstanbul’un ve Türkiye’nin tanıtımı açısından büyük bir katkı teşkil ederken, yaklaşık on yıldır pek çok koldan çalışılarak elde edilmeye uğraşılan “İstanbul bir dünya başkenti” mottosunu da uygulamaya koymuş olacağız. Peki bir şehri dünya başkenti yapmak için olimpiyatlar ya da Londra ve Paris metrosunda ufak ekranlarda sürekli dönen tanıtım filmleri yeterli olur mu? Söz konusu filmlere baktığımda ise can alıcı konunun 21. yüzyılda bile hala Ayasofya, Topkapı Sarayı, Sultanahmet, güleryüzlü bıyıklı insanlar ve şiş kebaptan öteye ulaşamadığını görmek beni ürkütüyor. Bir şehrin marka olması için dökülen kan, ter ve gözyaşının tanıtım filmlerinden ve tarihi güzelliklerden daha öteye varması gerektiğine inanıyorum. Örneğin Türkiye moda sektörü yaklaşık on yıldır özellikle İstanbul’u merkez alarak markalaşmaya gidiyor. Küresel kapitalizmin gelişen iletişim ve ulaşım teknolojilerinden destek alarak ucuz işgücünü uzak doğuda araması, Türkiye tekstil sektörünü fason üreticilikten çıkarması 90’ların sonunda ülkede bir krize daha yol açmıştı. Bunun üzerine tekstil firmalarının büyük bir çoğunluğu “şeker var, un var helva karsak?” düşüncesiyle kendi markalarını yaratmayı öncelikli plana aldılar. Beş yıldır yapılan İstanbul Fashion Week ya da üç yıldır yapılan Fashion’s Night Out bu planın bir parçası. Fakat İstanbul sürekli yenilenen, sürekli değişen bir sektör olan modanın yüzyıllardır merkezi olan Paris, Londra, Milano ve New York karşısında kendisini ispat yerine; Orta Doğu ve Rusya başta olmak üzere Doğu Avrupa ülkelerinin perakende sektörlerini yarattığı markalar ile yönetmekte. Bu konuda Türkiye’yi suçlayamayız zira coğrafi yakınlığı, yakın kültürel ve tarihi geçmişi kullanarak kendisine pazar açması doğru bir yaklaşım oldu.
İstanbul’da Hayat Var...
Türkiye’nin moda alanında ve alışveriş turizminde söz konusu ülkelerde bu kadar popüler olmasının en güçlü destekçisi ise Türkiye’nin başka bir ihracat ürünü olan televizyon dizileri. Akdeniz’den Kızıldeniz’e tüm ülkelerde varolan Kıvanç, Beren, Kenan, Tuğba hayranlığı İstanbul’un tüm alışveriş mall’larında turist akını ile kendini gösteriyor. Bu etkiyi daha geniş coğrafyalara ise sinema filmleri ile yayabiliriz kanaatindeyim. Amerikan modasını 1920’ler itibariyle dünyaya duyuran Hollywood filmleri, 1990’lar ve 2000’lerde “Sex and The City”, “Devil Wears Prada” gibi filmlerle New York’un moda başşehri olduğunu bir kez daha kafamıza kazıdı. Paris, Coco Chanel, Hubert de Givenchy’nin tasarımlarının dünya çapında ses getiren pek çok filme sponsor olması ile geçen yüzyılda kazandığı gücünü hala elinde bulunduruyor. İngiliz sokak modası, 1960’larda İngiliz Özgür Sinema’sı ile bir film platosuna dönen Londra’yı görsel dünyada yeni trendlerin merkezi haline getirdi. İstanbul’un “moda, kültür, sanat, dünya başkenti” olma çabasını ise öncelikle “İstanbul’da yeni ne var, merak edilebilecek olan nedir?” sorularını sorduran iyi komediler ile desteklemek gerektiğini düşünüyorum. Bu açıdan Romantik Komedi 2’nin genç ve güzel karakterlerinin ait oldukları canlı kanlı, hayat ve sanat dolu bu güzel şehri; yaşadıkları aşk, seks ve evlilik üçgeni içerisinden çıkarak biraz daha görünür ve hissedilir kılmaları gerektiğini düşünüyorum. Çünkü İstanbul’da hayat var... » Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda film sayfası |