|
Günümüz felsefe dünyasında bir rock yıldızı misali popüler olan Slavoj Zizek, Sophie Fiennes’le olan sinemasal ortaklığını Sapığın İdeoloji Rehberi’yle sürdürüyor. 32. İstanbul Film Festivali’nde gösterilen filmde Zizek, psikanalizi Hollywood ve dünya sinemasının çeşitli film örneklerine uygulayarak, metnin içine sızmış olan ideolojik mesajları deşifre ediyor. İkilinin ilk işbirliği olan 2006 tarihli Sapığın Sinema Rehberi’nde de filozofumuz benzer şekilde psikanalizi yine Hollywood sinemasının çeşitli film örneklerine uygulayarak ideolojiye dair çıkarımlar yapmıştı. Biçimsel yönüyle ilk belgeseli tekrar eden bu belgeselde Zizek, yine Hollywood’un önemli filmlerinin mekânlarına giriyor ve karakterlerin kıyafetlerini giyerek mizahi dilini, görsel olarak da destekliyor. Onu kimi zaman Taksi Şoförü’nün Travis’inin yatağında, Full Metal Jacket’ın bölük tuvaletinde, Titanik’in tahliye sandalında ya da Jaws’un balıkçı teknelerinin birinde görüyoruz.
Arzu, haz, fantezi arasında ideoloji ve tüketim
Yaşadığımız toplumu postmodern olarak niteleyen Zizek, ona içkin olan hâkim ideolojinin tüketim ideolojisi olduğunu, değerlerinin ise haz almak, fantezi ve arzu olduğunu söylüyor. İncelediği her kurmaca, reklam ve belge filme bir metin olarak yaklaşan filozof, onların içine sızmış olan ideoloji parçacıklarını psikanalizin metodolojisinden faydalanarak birer birer ortaya çıkarıyor ve teşhir ediyor. Teşhir sürecinde ironinin güçlü mizahından yararlanıyor ve görsellikle desteklediği ironik anlatım dilinden etkili bir ideoloji eleştirisi çıkarıyor. Bir anlamda ele aldığı metinlerdeki hâkim yapıları, yapı bozuma uğratıyor. Zizek’in metinlerle kurduğu ilişki, belgeselin anlatımında değindiği Benjamin’in yaklaşımını andırıyor; metinlerin içine “sinirlerini seferber ederek” yaklaşıyor, bir hafiye edasıyla alt metinlerde saklı ideoloji yüklü yan anlamları bizlere görünür kılıyor.
Belgeselde Zizek’in eleştiri ve analizlerinden nasibini Yaşıyorlar, Neşeli Günler, Taksi Şoförü, Jaws, Titanik, Full Metal Jacket, Kara Şövalye ve dünya sinemasının ağırlıklı olarak propaganda amaçlı çekilmiş bazı filmleri alıyor. Bunların yanı sıra tüketim toplumunun başlıca meta markalarının reklam filmleri ve kampanyalarında kullandıkları mesajlar ideolojik deşifrasyona uğruyor. Zizek’in eleştiri oklarına Stalinist Sovyetler, Nazi Almanyası, Maocu Çin rejimi ve dünyanın egemen güçleri olan Amerika ve İngiltere ikilisi de hedef oluyor.
Psikanalitik yöntemle filmler üzerinden konuşan Zizek, bizleri görüntülerin arasına sızmış olan ideolojiler konusunda uyarıyor ve farkında olmadan içselleştirdiğimiz gizli mesajlara karşı duyarlı olmaya çağırıyor. Toplumsal hayatın içinde varlığı daha çok duyumsanan tüketim ideolojisi, bireysel özgürlüğü hazza ve sınırsız tüketime indirgiyor ve günümüz insanının zihnini, bir ileti bombardımanında karmaşıklaştırıyor. Zizek’in çabası bu karmaşayı daha görünür kılmaya çalışıyor. Belgeselle ilgili bir eleştiri ise zengin içeriğini hazmetmekte sorun yaratan görece uzun zamanının, durmaksızın akan çözümlemelerle izleyicide sonlara doğru yılgınlığa yol açıyor oluşu. |