Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Rich girls don't marry with poor boys*

Nilay Ulusoy  Yazıları

İlk defa top yekün bir savaş yaşamış dünyanın, savaşın yaralarını sarmak umuduyla tutunduğu caz müzik, içki, çarliston dans ve sinema; dünya devi olarak rüştünü ispat etmek için sabırsızlanan Amerika Birleşik Devletleri’nde büyük yankı uyandırmıştı elbette. Öncelikle kendi topraklarında savaşı yaşamamanın avantajının yanı sıra, çok inanıp her ne şekilde olursa olsun çabalamanın; başarıya yani zenginliğe ulaşmayı mümkün kıldığına dair şaşmaz bir ideolojiyle tüm dünyaya sınırsız fırsatlar sunma iddiasında olan Amerika’nın “Caz Çağı”nı doya doya yaşamasında şaşılacak bir durum yoktu. Fakat 1919’dan 1929’daki Wall Street Borsası çöküşüne kadar yaşanan on yıllık sefahat çağının yanıltıcı olduğunu bilenler de yok değildi. Tüm değer ve inançların cüzzamlı bir beden gibi çöktüğü bu dönemde, hızla büyüyen ekonominin eninde sonunda duracağını ve sefahat devirinin de acı içinde sona ereceğini hisseden F. Scott Fitzgerald, senaryo yazarlığı da yaptığı Hollywood’u -ama aynı zamanda sıkı bağları bulunduğu New York entelektüel camiasını da tanıyan bir yazar olarak- “çılgın yirmiler”i en iyi ifade eden romanı yazmayı başardı. Fakat Gatsby’nin üçüncü sinema uyarlaması, Joe Wright’ın Anna Karenina’sı ile benzer eleştirilere maruz kaldı.

Hem insanın en sığ ve ikiyüzlü doğasına derinlemesine bir bakış atan hem de günümüz gösteri toplumuna zemin hazırlayan bir dönemi layığı ile anlatan aslında “ağır” bir romanın; sahne tasarımı, kostüm tasarımı ve koreografi ile sadece göz kamaştırarak anlatılamayacağını söyleyenler hiç de az değil. Luhrmann, tercihini dönemin ruhunu görsel estetik üzerinden aktarma yönünde kullanmış. Film boyunca ya ince bir tülün ardından lüks ve güneşli Long Island manzaralarına bakarmış gibi ya da büyük bir kristal avizenin altında dans edermişçesine izlediğimiz filmin ritmi, erkekleri daha “elegan” kadınları ise daha haylaz bir havaya büründüren 20’lerin kıyafetleri ile uyumlu. I. Dünya Savaşı’nda askere giden erkekler yerine iş hayatına ve böylece kamusal hayata daha çok dahil olan kadınların; hareketlerini kısıtlayan korseleri attıkları, saçlarını “bob stili” kısa kestirdikleri, çarliston hareketlerini daha rahat yaptıkları eteklerinin boylarını her geçen gün kısalttıkları “flapper” modasını birebir yansıtan Gatsby kıyafetleri -nasıl Karenina stili 2012-13 kış sezonuna damga vurduysa- 2013 bahar ve yaz sezonunu derinlemesine etkiledi. Filmin kostüm tasarımını Miuccia Prada’nın üstlendiğini düşünürsek sanırım bu durum pek de şaşırtıcı gelmeyecektir. Bembeyaz tenli, kıpkırmızı rujlu bir yaz sezonu hepimizi bekliyor…

*Zengin kızlar fakir erkeklerle evlenmez.

 

» Muhteşem Gatsby film sayfası

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları

Mesafeli Satış Sözleşmesi | Teslimat ve İade Şartları | Gizlilik Politikası

© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır