Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

En 'moda' beş film

Nilay Ulusoy  Yazıları

Bu hafta da yaz ayının en sıcak ve rehavet dolu günlerinde neşeli bir muhabbet açmak istiyorum. Sinema, gerek doğduğu Fransa’da gerekse bir endüstri kolu olarak geliştiği Amerika’da, daha 1910’lu yıllardan itibaren anlatı dilinde kostümün önemini kavranmış ve dönemin ünlü modacılarına filmlerde kullanılacak kıyafetleri tasarlama görevi verilmeye başlanmıştı. Hollywood’un kurucusu David Wark Griffith toplam 8 saat süren tarihsel epik filmi Hoşgörüsüzlük (Intolerance) için pek çok şapkacı ve terziden oluşan bir kostüm departmanını film ekibine ilk kez katarken, kadın kıyafetinden korseyi kaldıran Fransız modacı Paul Poiret, ünlü oyuncu Sarah Bernhard’ın oynadığı Kraliçe Elizabeth için yaptığı tasarımlarla adını Avrupa kıtasının dışında duyuruyordu. Yaklaşık bir asırlık bu sinema moda birlikteliğinin tarafımca en stilize bulunmuş 5 filmini aşağıda sizinle paylaşmak istiyorum:

1. Bıçak Sırtı (Blade Runner): 1980’li yılların bu gözde bilim kurgu filminde çok uzak değil 2019 yılının modası tasarlanmaya çalışılmıştı. Klasik kara filmin hüküm sürdüğü 1940’ların erkeksi tayyörleri ile filmin çekildiği 1980’lerin fütüristik bakışını birleştiren film, modacı Charles Knode’u yönetmen Ridley Scott’ın gözde film ekibi kadrosuna sokmuştu.

2. Bonnie ve Clyde: 1967 yılının en güzel filmi bir “yeni Hollywood” klasiği Bonnie ve Clyde’da, Arthur Penn 1930’ların asi ruhları Clyde Barrow ve Bonnie Parker’ın sonu acılı biten maceralarını, 1960’ların gençlik hareketine sembol olacak bir şekilde beyaz perdeye yansıtırken, Faye Dunaway’in tüvit etek ceket takımları ve beresi tüm genç kadınların moda tarihinde en sevdiği kombinasyonlardan birini oluşturacaktı.

3. Serseri Aşıklar (A Bout de Souffle): Genç bir felsefe öğrencisi ve film eleştirmeni olan Jean Luc Godard’ın ilk filmi Serseri Aşıklar, filmin yönetmeni kadar amatör bir boksör olan Jean Paul Belmondo’yu ve özgür ruhlu Amerikalı oyuncu Jean Seberg’i de ünlü yapmaya yetmişti. Bir Yeni Dalga Sineması klasiği olan filmde enine çizgili marin bluzlar, kısa paça siyah pantolon ve Seberg’in “erkek çocuk gibi” (a la garçon) saçları da unutulmazlar arasına girdi.

4. Dr. No: İlk James Bond filmi Doktor No’da yakışıklı casus Sean Connery’den rol çalan tek şey Ursula Andress’in beyaz bikinisiydi.

5. Rıhtımlar Üzerinde (On The Waterfront): Tişört, eğer Marlon Brando bu filmde deri montunu çıkartıp, fanilası ile beyaz perdede arz-ı endam etmeseydi, asla gündelik hayatın en popüler kıyafetlerinden biri haline gelemeyecekti. 

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları

Mesafeli Satış Sözleşmesi | Teslimat ve İade Şartları | Gizlilik Politikası

© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır