|
Zor günler geçiren Beyoğlu Sineması’na değişik ve güzel bir destek haberi geldi. Sinemanın ortaklarından Baha Serter ile bu durumu konuştuk...
Söyleşi Deniz Yavuz
Deniz Yavuz: Geçtiğimiz günlerde evlenerek, yaşamlarını birleştiren bir çiftin Beyoğlu Sineması'na maddi destek sağladığı söylendi. Bu desteğin iç yüzünü anlatır mısınız? Desteğin yöntemi ve miktarını belirtir misiniz?
Baha Serter: Bir gün bir çift, sinemanın ofisine geldi. "Biz evleniyoruz. Davetlilere nikah şekeri yerine sinema bileti vermek istiyoruz. Mümkün mü?" dediler. Hepsi bu. Nikah şekeri için ayırdıkları parayla sinema bileti aldılar. Davetlilere dağıttılar.
Deniz Yavuz: Kim bu çift? Beyoğlu Sineması onları daha önceden tanıyor mu?
Baha Serter: Hiç tanımadığımız, ilk defa gördüğümüz güzel insanlardı. Düşünceleriyle bizi çok mutlu ettiler. Heyecanlarıyla, yıllardır Beyoğlu Sineması'nı açık tutabilmek için direnmemizin boşa olmadığını, yalnız kalmayacağımızı hissettirdiler.
DY: Beyoğlu Sineması yenileniyor mu? Tadilat süreci ne zaman sona erecek ve yenilik kapsamında neler var? Fauyesi değişiyor mu? Alt katta eskiden olduğu gibi farklı işletmeler olacak mı? Salon sayısı değişiyor mu? Koltuklar ve projeksiyon sistemi elden mi geçiyor?
BS: Kısıtlı imkanlarımızla yenilenmeye çalışıyoruz. Fuaye ve kafe dekorasyonunda ufak değişiklikler yapıyoruz. Bu değişiklikler kısa sürede bitecek. Çünkü, dediğimiz gibi, imkanlarımız kısıtlı. Yoksa çok daha fazla şey yapmak isterdik. En başta da salon eğimini değiştirmek. Sonbaharda da DCP makina ile dijital gösterime başlayabileceğiz. Salon sayımız değişmiyor.
DY: Beyoğlu Sineması'nın büyük salonunun iç duvarlarındaki Beyoğlu silüeti yenileniyormuş. Burada hangi ressamların eserleri olacak?
BS: Yan duvarlar eskidiği için yeniledik. Dolayısıyla eski resimler kalktı. Yenisi, eski resimleri de yapan Müfit İşler'in eseri olacak. Ne olacağı, sürpriz olarak kalsın.
DY: 90'lı yıllarda Beyoğlu Sineması'nda özellikli film haftaları sinema yazarları ve seyircinin seçtikleri isimli film haftaları ve aralıksız 'sanat filmi' olarak da tanımlanan bağımsız vizyon filmlerini izlerdik. Sonraları ticari filmler de salonda yer bulmaya başladı... Bugünden itibaren Beyoğlu Sineması'nın film programı nasıl olacak?
BS: Ticari filmler, kısa bir dönem için programımızda yer buldu. 24 yıllık programlarımızda esas olarak, 'sanat filmi' olarak da tanımlanan bağımsız vizyon filmlerine yer verdik. Bundan sonra da öyle devam edeceğiz. Uzun bir süredir zaten programımız öyle. Sinema Yazarlarının (SİYAD) seçtiklerinden program yapmayı sürdürüyoruz. Reklam parasını karşılayamadığımız için 2 sene ara vermiştik. Bu sene 21.sini yapacağımız SİYAD'ın seçtikleri'nin reklamını sosyal medya üzerinden yapmayı düşünüyoruz. Film haftalarını ise filmlerin 35 mm. kopyalarını bulamadığımız için yapamıyoruz.
DY: Sinemanın bilet fiyatı politikası nedir? Film dağıtımcıları ile ortaklaşa belirlenecek yoksa seyirci ve konum gözetilerek sinemanın kendine ait fiyat politikası mı olacak?
BS: Başından beri, bilet fiyatlarını belirlerken seyircilerimizi ve konumu gözettik. Yıllardır bilet fiyatını değiştirmedik, değiştiremedik. Programımız bağımsız filmlerden oluşunca, fiyat politikamız da esas olarak bize ait oluyor. Ayrıca programımıza aldığımız filmlerin sahibi olan film şirketleri de bu konuda bize anlayış gösteriyor.
DY: Beyoğlu Sineması'nın adı değişiyor mu? Bir sponsor ya da destekçi adı eklenecek mi sinema ismini ya da salon içerisinde herhangi bir yere?
BS: Sponsor arıyoruz ama bulamadık. Dolayısıyla adı değişmiyor.
DY: Bu destekle sinema yeni bir başlangıç yapıyor diyebilir miyiz? Bütün borçlar sıfırlandı mı?
BS: Henüz bir destek yok.
DY: Arka sokağa açılan salon tahliye kapısı eskiden olduğu gibi yeni dönemde çalışır hala gelecek mi?
BS: Şu anda da o kapı çalışıyor. Fakat seanslardaki seyirci sayısı az olduğu için, o kapıları açma ihtiyacı duymuyoruz.
DY: Türkiye'de bağımsız 'sanat filmleri'ni takip eden kaç kişiden bahsedebiliriz? Bu filmlerin ithalatçısını ve sinemacıları gişe açısından ticari olarak da memnun edebileceğine inanıyor musunuz?
BS: Ortalama on bin kişi diyebiliriz. Arada birkaç film, ticari başarı olarak sürpriz yapsa da ortalama sayı, filmlerin ithalatçısını ve sinemacıları gişe açısından ticari olarak da memnun etmesi mümkün değil.
DY: Beyoğlu Sineması'nın yeni dönemi ve bundan sonraki yaşamı ile ilgili olarak sinemaseverlerden ve sinema basınından neler bekliyorsunuz?
BS: Kendi dünyamızı, dünyanın farklı seslerine, renklerine, kültürlerine açtığımız zaman daha zenginleşeceğimize inanıyoruz. Film programımızı, imkanlar elverdiği ölçüde bu inancımıza uygun yapmaya çalışıyoruz. Bunun devam edebilmesinin hatta daha renklenmesinin tek koşulu, sinemaseverlerin ilgisi.
Örneğin bir Şili filmi, bir daha ne zaman gelir ülkemize, bilemiyorum. Çünkü, No filmini getiren film şirketi zarar etti. Bir daha o riski neden alsın? Festival süresince 15 gün dünya sineması ile ilgilenip, 350 gün ABD yapımı yüksek bütçeli bol renkli filmleri izleyerek, tek renkliliğe kendimizi mahkum etmeyelim. Sinemaseverlerden de sinema basının da bunu bekliyoruz. |