|
|
Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz. |
   
|
Bir dağılmanın öyküsü
|
|
|
|
Televizyon dizisi senaristliğiyle tanınan Deniz Akçay’ın ilk uzun metraj sinema filmi olan Köksüz, temelinde bir anne-kız çatışmasını ve babanın yokluğunda ortaya çıkan “aile reisliği” rolünün taşınması/taşınamaması çelişkisini anlatıyor. Özgün senaryonun yönetmenin kendisi tarafından yazıldığı filmde Akçay, kendi hayatından izler taşıyan “öznel bir hikaye” anlattığını ifade diyor.
İzmir’in kenar mahallerinden birinde yoksul bir hayat süren anne ve üç çocuktan müteşekkil küçük ailede, tüm karakterler yalnızlık ve özgüven eksikliğiyle boğuşmaktadır. Senarist olmanın avantajını iyi kullanan yönetmen Akçay’ın bu noktada karakterlerinin her birine derinlik kattığını görüyoruz. Anne Nurcan, kocasını erken kaybetmenin verdiği keder ve çaresizliğin bocalamasıyla bir güven arayışı içindedir. Bu arayışı her defasında onu en büyük kızı 32 yaşındaki Feride’ye yöneltmektedir, babanın bıraktığı rolü onun üstlenmesini istemektedir. Feride ise bu rolü istemeden de olsa üzerine almakta fakat taşımakta zorlanmaktadır. O da bir güven arayışı içindedir ve istemeden üstlendiği babalık rolüyle, genç bir kadın olmanın yarattığı beklentiler arasında bir çelişki yaşamaktadır. Bu çelişki onu bir taraftan annesiyle çatıştırmakta, öte yandan güven arayışının verdiği güdülenmeyle ona aşık olan Gülağa’ya yöneltmektedir. Sorumlulukların altında ezilemeye başlayan Feride’yi Gülağa’ya iten gerçek bir sevgiden ziyade bir sığınma isteğidir. Bu durum haliyle en çok annenin tepkisini çeker, kocası yerine koyduğu Feride’yi kaybediyor olmanın verdiği panik duygusu onu, bu ilişkiyi baltalamak için her türlü kozu oynamaya iter. Filmin final sahnesi anne-kız arasında giderek derinleşen çatışmanın da tepe noktaya ulaştığı an olur. Düğün gecesi heybetli bir dans olan harmandalını oynayan Feride’yle, annenin karşılıklı bakışları bir meydan okumanın görsel ifadesidir.
İlk filmini çeken yönetmen Akçay, kendi hayatından izler taşıyan filmiyle bir ailenin dağılma trajedisini etkileyici bir sunumla anlatmayı başarıyor. Toplumda bir kutsiyet atfedilen ve pamuklara sarılıp sarmalanan anneliğe sert bir eleştiri getirirken bunu, gerekçeleriyle birlikte yapıyor. Ancak anneliğe getirdiği eleştiriye rağmen, esasen pek çok sorunun kaynağında yer alan ataerkilliğe dair bir söz söylemiyor oluşu, bir eleştiri boşluğunu da beraberinde getiriyor.
|
|
|
|
Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu |
Köşe Yazıları
Mesafeli Satış Sözleşmesi | Teslimat ve İade Şartları | Gizlilik Politikası

© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır
|