Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Tek cümlede filmler

Ali Ulvi Uyanık Yazıları

“Aşk ve Gurur”, ailede hiç erkek çocuk olmadığı ve eğer bekar kalırlarsa babaları öldükten sonra kendilerinin yasal miras hakları bulunmaması nedeniyle anneleriyle birlikte yoksulluğa düşecekleri için yakın akraba ya da zengin bir üst sınıf mensubuyla en az bir ikisinin evlenmesi şart olan, soğukkanlı babalarına karşın her daim heyecanlı annelerince damay adayı aranan, bu sayede de hayatlarında ilk kez aşkı tadan beş kızkardeşi, özellikle de inatçı gurura, sorgulayan / sert mizaca, enfes bir güzelliğe sahip Lizzie ile çok zengin, yakışıklı, kibirli, ukala Bay Darcy arasında iniş çıkışlarla gelişen, nefret sanıp büyük bir aşka dönüştürdükleri ilişkiyi odak alan; hem -18.yüzyılın sonlarında geçen- klasik eserdeki karakterlere / olay örgüsüne/ mekanlara sadık kalıp, hem de çağdaş sinemanın tüm anlatım olanaklarını kullanarak hikayeye gerçekçilik zemininde capcanlı bir ivme kazandıran ‘pırlanta’ gibi genç yönetmen Joe Wright’ın filmi: Oyuncularla arasındaki müthiş enerji alış verişini hissettiğiniz yönetmenin ekibindeki dört kilit görevin(uyarlama senaryo; yapım tasarımı; kostüm; koreografi) kadınlarda olduğunu anımsatmakta yarar var!

“Münih”, 1972 olimpiyatlarında 11 İsrailli spor adamı, beş Filistinli eylemci, bir de Alman polisin ölmesiyle sonuçlanan ama dünyanın terörle iyice güvensiz hale gelmesinde önemli oranda etken olan yani fitili ateşleyen rehine alma olayının akabinde İsrail devletinin beş kişilik suikast timini devreye sokarak sorumluları birer birer avlamaya başlamasını öykülerken, suikastçilerin, özellikle de liderlerinin zaman içinde terörün terörü doğurmasıyla ilgili gelişen düşüncelerini, suçluluk duygusunu ve kuşkularını aynen seyirciye de geçiren, masumiyetini kaybemiş bir dünyada devlet terörü gerçeğini / ahlakını didikleyen bir yapıt olarak etkiliyor: ‘Tarihsel kurgu’nun ayrıntılarıyla donatılmış nesnel yaklaşımı ile 34 yıl önceki eylemden yola çıkarak günümüzün kısır döngüye hapsolmuş sorunlarıyla ilgili ortaya sorular da atan bu çarpıcı film herkesi ilgilendirmeli!

“İlk Aşk”, ‘melankolik kasaba’da sorunlu ebeveynlerini hissetmedikleri bir noktada birbirlerini bulan ve aşkı tanımlamaya çalışırken aşık olduklarını farkeden genç kız ile erkeğin ‘pastoral’ımsı hikayesi: Herşey tamam da bir tek şey, seyirciye geçmesi gereken duygu eksik yazık ki!

“Sis”in, lakin Carpenter klasiği “Sis”in benim gibi fanatiklerine sözüm: Yenisinin neresine dokunmalı bilemedim, aciz kaldım; çünkü her tarafı dökülen bu fecaat kötü, hem de çok kötü!

“Kanıt”, matematiğin kanıtlara dayanan doğruluğunda keşfedilmemiş zirvelere ulaşırken, aşk, sevgi, güven gibi yaşamsal / ruhsal matematiğin kanıtlarına ulaşmada zorluklar yaşayan dahi baba ile onun ‘delilik’ olarak kabul edilen beş yılını paylaşmış kızının hikayesi, diğer iki karakterin de varlığıyla ( programlı / köşeli yaşayan uzaktaki kızkardeş ve dürüst, sevecen, bilimsel kuşkuculuğuyla güvenilirliğini kanıtlayan genç adam) tam bir sinema lezzeti sunuyor: Bir tiyatro oyununu gerçek bir sinema yapıtına dönüştürmenin sanıldığından çok daha zor olduğunu bilenlerin büyük saygı duyacağı bu inceliklerle örülmüş filmin dört başarılı oyuncusu içinde Gwyneth Paltrow öyle bir ayrıntılı oyun çıkarıyor ki, ona daha büyük saygı duyuyorsunuz!

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları

Mesafeli Satış Sözleşmesi | Teslimat ve İade Şartları | Gizlilik Politikası

© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır