|
2014 İstanbul Film Festivali Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık bulunan Polonya’lı filmci Andrzej Wajda şu an yaşayan en değerli ve en önemli yönetmenlerden biri.
1981’de “Man of Iron-Demir Adam”la Cannes Festivali’nde büyük ödül Altın Palmiye’yi kazanan Wajda, 1998’de Venedik festivalinde ve 2000’deyse OSCAR ödüllerinde bütün kariyerinden dolayı özel birer ödüle layık bulunmuştu.
Polonya sinemasının yetiştirdiği en değerli yönetmenlerden Andrzej Wajda’nın en yeni filmiyse “Walesa: Man of Hope” olmuştu.
“Walesa: Man of Hope”, ülkesinde 1970 yılında işçilere yönelik polis şiddetine karşı çıkarak adını duyuran, dar gelirlilerin çektiği ekonomik sıkıntılara çözüm bulunması, insan haklarına getirilen kısıtlamaların kaldırılması ve Sovyetler Birliği’nin işgal güçlerinin Polonya’yı terk etmesi gibi konularda verdiği mücadelelerle tanınan ve bu uğurda bir yıl kadar cezaevinde yatan, Dayanışma Sendikası Başkanlığı’ndan Polonya Cumhurbaşkanlığına kadar çeşitli görevlerde bulunan, Nobel Barış Ödülü sahibi Lech Walesa’nın yaşamından çeşitli kesitleri konu alıyor. Filmde Walesa’nın 1969’da evlendiği eşi Danuta ve çiftin sekiz çocuğundan üçü çeşitli oyuncular tarafından canlandırılıyor.
“Walesa: Man of Hope”da canlandırılan karakterler arasında Walesa’yla söyleşi yapan dünyaca ünlü İtalyan gazeteci Oriana Fallaci de bulunuyor.
Üçbuçuk milyon Euroya malolan “Walesa: Man of Hope”, Venedik, Toronto ,Rio de Janeiro ve Chicago festivallerinde de gösterilmişti.
Wajda ve OSCAR ödülleri
Yönetmenin filmlerinden, “Land of Promises-Vaatler Ülkesi”(1975), ”The Maids of Wilko-Wilko’lu Kızlar”(1979), “Man of Iron-Demir Adam”(1981) ve “Katyn-Katin”(2007) yabancı film dalında OSCAR ödülüne aday gösterilmişti.
*“Vaatler Ülkesi” OSCAR’ı “Dersu Uzala”ya kaptırdı.
*”Wilko’lu Kızlar”ın yılında OSCAR’ı “Teneke Trampet” kazandı.
*”Demir Adam”ın yılındaysa OSCAR “Mephisto”nun oldu.
*”Katyn-Katin”in yılındaysa OSCAR’ı “Kalpazanlar” elde etti.
Andrzej Wajda’nın filmlerinden “Kanal” (1958), “Everything for Sale-Herşey Satılık” (1969), “Korczak” (1991) , “Pan Tadeusz” (2000) ve “Walesa: Man of Hope” (2013) Polonya’nın OSCAR aday adayı olarak Amerika’ya yollanmış, ancak OSCAR ödülü adaylığını elde edememişti.
Andrey Wajda’nın babası Katyn Ormanı’nda Ruslar tarafından öldürüldü
Polonya’da İkinci Dünya Savaşı’ndaki Alman-Sovyet işgali sırasında 3 milyonu Yahudi asıllı toplam 6 milyon insan hayatını kaybetti.
1940 yılında Katyn Ormanı’nda Ruslar tarafından öldürülen 26 bin Polonyalı esir arasında Andrzej Wajda’nın 72. Piyade Alayı’nda yüzbaşı olan ve katledildiğinde 40 yaşında olan babası Jakub Wajda da vardı.Andrzej Wajda babası öldürüldüğünde henüz 14 yaşındaydı…
Wajda, annesi öldüğündeyse 24 yaşındaydı…Andrzej Wajda’nın öğretmenlik yapan annesi on binlerce Polonyalı gibi yıllarca eşinin sağsalim eve dönmesini bekledi durdu. Zaman geçtikçe Bayan Wajda’nın da ümitleri söndü, tükendi.
”Katyn-Katin” filmini çok erken yaşta ölen, acıların kadını, sevgili annesi Aniela Zofia Wajda’ya (1901-1950) ithaf eden Andrzej Wajda delikanlılık yıllarında Alman işgaline karşı direniş hareketi içinde yer aldı.
Katin Ormanı kanamaya devam ediyor!
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yakın zamanda Rusların 1940’ta 26 bin Polonyalı seçkin aydını Katyn (Katin) Ormanı’nda öldürmesiyle ilgili zaman aşımı kararı verdi…Katliamda hayatını kaybedenlerin yakınları 2012’de bu mahkemede Rusya aleyhine dava açmışlardı; ne yazık ki bu davayı kaybettiler.
10 Nisan 2010’daysa Polonya Devlet Başkanı Lech Kaçinski dahil 96 kişinin korkunç bir şekilde ölümüyle sonuçlanan uçak kazasının kurbanları Rusların planladığı ve gerçekleştirdiği “Katyn-Katin” Ormanı Katliamı’nın 70. yıldönümünde olay yerinde bir anma töreni gerçekleştirmeye gidiyorlardı…Bu uçak kazasının Polonyalı uzmanlarında katıldığı soruşturması sonucunda düşmenin Rusların sabotajı olmadığı ortaya çıktı ve herkes çok rahatladı.
Bu talihsiz, tüyler ürpertici kaza, 1940’ta 26 bin Polonyalının katledildiği “Katyn-Katin” Ormanı’nın ne yazık ki 70 yıl sonra bile kanamaya devam ettiğini, 70 yıl sonra bile yeni yeni kurbanlar almaya devam ettiğini gösterdi.
“Katyn-Katin” filmi OSCAR ödülüne aday gösterilmişti
Polonyalı yönetmen Andrej Wajda (6 Mart 1926 doğumlu) 80 yaşını tamamlamaya hazırlandığı Şubat 2006’da yeni nesil, genç sinemaseverlerin tarihi olayları ve siyasal konuları işleyen filmlere ilgisi göstermemesine rağmen çalışma arkadaşlarıyla birlikte Rusların yaptığı ve 26 bin Polonyalı’nın canının alındığı, 1940 “Katyn-Katin” Ormanı Katliamı’nı konu alan bir film senaryosu yazdıklarını açıklamıştı…
15 milyon Polonya Zlotisi harcanan, Polonya ile Almanya’nın ortak yapımı bu film “Katyn-Katin” (118 dakika uzunluğunda) adıyla, Polonya’nın işgalinin 68. Yıldönümünde (Eylül 2007’de) bu ülkede gösterilmeye başlanacak ve hem “Shrek the Third-Şrek 3” filminden sonra o yıl Polonya sinemalarında en çok seyirci toplayan film olmayı, hem de yabancı film dalında Oscar ödülüne aday gösterilmeyi başaracaktı.
”Katyn-Katin”in dünya galası Sovyet Rus İşgalinin 68. Yıldönümü olan 17 Eylül’de başkent Varşova’da yapıldı.Film 21 Eylül’den itibaren de Polonya sinemalarında gösterilmeye başlandı.
”Katyn-Katin”, Polonya’da 2 milyon 700 bin bilet keserken, 14 milyon dolarda hasılat elde etti.
Dünya tarihinde bugüne kadar görülmüş belki de en zalim, en acımasız, en gaddar iki diktatörün (Hitler ve Stalin’in) orduları tarafından paspas gibi çiğnenen çok talihsiz bir milletin, çok şanssız bir ülkenin dinmeyen acılarının öyküsü olan ”Katyn-Katin” 5-20 Nisan 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilen 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde de sinemaseverlere sunulmuştu.
Ruslar 24 yıl önce “Katyn-Katin” Katliamı’nı yaptıklarını itiraf etti
Eylül 1939’da Polonya Almanya ve Sovyet Rusya arasında paylaşıldı.1 Eylül’de Almanlar, 17 Eylül’de Ruslar saldırdı. İşgal ordularının gelişmiş tank ve uçaklarının karşısına çıkarılan çağdışı Polonya süvarilerinin çok acıklı bir yenilgiye, hezimete uğramaktan başka çaresi yoktu.
1940 yılının ilk yarısında (Mart başından Haziran başına kadar) diktatör Stalin’in emriyle Sovyet Rusya ordusu, elindeki Polonyalı esirlerden 26 bin kadarını Rusya’nın Smolensk kenti yakınlarındaki “Katyn-Katin” ormanında katletti. Bunlar savaş öncesinde doktor, avukat, akademisyen, mühendis, polis ve din adamı olarak görev alan Polonyalılardı.
”Katyn-Katin” Ormanı katliamı 10 Haziran 1944’te Fransa’daki Oradour-sur-Glane köyündeki erkek, kadın, çocuk, ihtiyar toplam 642 masum sivilin tümünün Almanlarca katledilmesi gibi Avrupa tarihinin unutturulmak istenen on binlerce kötü, berbat anısından biriydi.
“Katyn-Katin” katliamının Ruslar tarafından tamamlanmasından tam bir yıl sonra Haziran 1941’de Alman ordusu (Wehrmacht) üç milyondan fazla askeriyle Sovyet Rusya’yı işgale girişti ve Almanlar Katyn Ormanlarındaki toplu mezarları keşfederek / bularak, Sovyet Rusya’nın insanlık suçunu dünya kamuoyuna açıkladı.
Ruslar Katyn katliamının sorumluluğunu yaklaşık 50 yıl boyunca (1990’a kadar) hiçbir şekilde kabul etmedi ve bu insanlık suçunun da Almanların işlediği diğer binlerce insanlık suçundan biri olduğu propagandasını yaptı.
Günümüzden 24 yıl kadar önce Rusya’dan itiraflar ve kabullenme geldi; önce Rus lider Mihail Gorbaçov, ardından da Boris Yeltsin katliamı diktatör Stalin’in emriyle Rusların yaptığını itiraf etti.
1992’de Rus lider Boris Yeltsin, Polonya Cumhurbaşkanı Lech Walesa’ya Katyn Katliamıyla ilgili verilen emrin Sovyet lider Stalin tarafından imzalanan orijinal belgesini verdi.
Polonya İkinci Dünya Savaşı’nda altı milyon canını kaybetti
Polonya İkinci Dünya Savaşı’ndaki Alman-Sovyet işgali sırasında 3 milyonu Yahudi asıllı toplam 6 milyon canını kaybetti…Başkent Varşova, Filipinlerin başkenti Manila’yla birlikte bu savaştan en büyük yıkım, tahribat ve zararla çıkan kentti…
Polonya doğumlu Roman Polanski’nin annesi de Polonya’yı işgal eden Almanlar’ca öldürüldü
Almanların ve Rusların İkinci Dünya Savaşı sırasındaki Polonya işgalinin 6 milyon kurbanı arasında Yahudi asıllı OSCAR ödüllü (OSCAR ödülünü “Piyanist”le kazanmıştır ve Polonya’yı temsil eden “Knife in the Water-Sudaki Bıçak” adlı filmi yabancı film dalında OSCAR ödülüne aday gösterilmiştir) yönetmen Roman Polanski’nin Alman toplama ve öldürme kamplarında hayatını kaybeden annesi de bulunmaktadır.
Roman Polanski’nin babası soykırımdan canını kurtaran 300 bin Polonya Yahudisinden biridir.
|