Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Sahne perdesinden beyazperdeye karanlık bir seyir

Okan Toprak Yazıları

Fırat Tanış, Türkiye sineması ve televizyon dizilerindeki başarılı ve göz dolduran oyunculuklarıyla dikkat çeken, müzikal yönü ve politik-toplumsal konulardaki duyarlılığı ve tavır alışlarıyla takdir toplayan bir aydın, bir sanatçı. Yönetmen koltuğundaki ilk sinema deneyimi olan Karınca Kapanı’nda ise atmosferik bir suç-gerilim filmi ile izleyici karşısına çıkıyor. Aynı zamanda filminin başrolünü de üstlenen sanatç, politik göndermeleri olan, yer yer atmosfere ve oyuncu performanslarına yaslanan bir kara film denemesine girişiyor. Filmin performanslara ve atmosfere yaslanmasının temelinde ise senaryonun esasında bir tiyatro oyunundan uyarlanması yatıyor. Film hikâyesi özü itibariyle Cüneyt Uzunlar’ın aynı adla yazdığı tiyatro oyununa dayanıyor. Tanış’la bir araya gelerek metni sinemaya uyarlayan Uzunlar, aynı zamanda filmin diğer başrolünü üstleniyor. Bu sebeple hikâye, uzun diyaloglar ve plan sekanslarla ilerlerken sınırlı kapalı mekânlarda geçiyor. Sırrını hikâyesinin finaline saklayarak bir hesaplaşma ve öç alma serüvenine dönüşüyor.

Filmde olay örgüsü inşaat yatırımları olan “saygın” bir iş adamı, onun hastalıklı bir tutkuyla sevdiği eşi ve yeraltına inmiş eski bir sabıkalı adam arasında geçiyor. Kocası Güven(Cüneyt Uzunlar)’in göz hapsinden ve psikolojik/fiziksel şiddetinden bunalan Münevver(Neslihan Yeldan), içine sıkıştığı bu durumdan kurtulabilmek için gazeteci arkadaşı Özgür(İdil Vural)’ün yardımıyla mafyöz bir kişi olan Galip(Fırat Tanış)’le tanışır. Ondan, eşinden kurtulabilmek adına bedeli karşılığında yardım ister. Bu teklifi geçmişte kalan acı bir hatıran sebebiyle bedelsiz olarak yapmayı kabul eden Galip, iyi tanıdığı Güven’le yüzleşme/hesaplaşma fırsatını yakalar. Babasını istemeden öldüren ve bunun vicdan azabıyla boğuşan Galip, bu cinayetin sorumluluğunu Güven’e ve ailesine yüklemektedir. Bu yüzden ölümcül bir hesaplaşma amacıyla Münevver’in yardım talebi ve işbirliği teklifini bedelsiz kabul eder.

Filmin ikinci yarısına Güven ve Galip’in uzun hesaplaşması ağırlığını koyuyor. Hileli bir şantajla Güven’i kurduğu tuzağın içine çeken Galip, belleğindeki cevaplanmamış sorularla uzun bir hesaplaşmaya giriyor.

Tanış&Uzunlar ikilisi bazı toplumsal politik sorunları filmlerinin gündemine taşıyor. Sermayenin çıkarları uğruna işsiz bırakılıp mağdur edilen, sosyal bir güvece olmaksızın ucuza çalıştırılıp sömürülen insanları dile getiriyor. Medyanın gücünü arkasına alarak “saygın” bir imaj yaratan burjuvazinin vahşete meyleden gerçek yüzünü teşhis etmeye çabalıyor. Ancak tüm bu iyi niyetli çabalar, suç-gerilim filmi olarak kendini ifade eden Karınca Kapanı’nın dokusuna uymuyor, filmin janrı içinde askıda kalıyor. Bir diğer handikap ise Galip’le Güven’in filmin ikinci yarısına ağırlığını koyan tek mekanlı uzun hesaplaşmalarının permormatif bir tiyatro sahnesine dönüşerek boğucu bir atmosfer yaratması, seyircisini filmden uzaklaştırması. Bu olumsuz yanlarına rağmen vasat bir film değil Karınca Kapanı, handikaplarına rağmen yol almayı başarabilen bir yapım. 

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları

Mesafeli Satış Sözleşmesi | Teslimat ve İade Şartları | Gizlilik Politikası

© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır