Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Emek Kimin, İstanbul Kimin?

Sıtkı Sıyrık Yazıları

Efendim tekrar merhaba diyerek başlamalı söze. Sinema Gazetesi 2007 yılından beri çıkamadığı için, ben de baska mecralara transfer olmayı bir tür vefasızlık olarak addetiğimden uzun zamandır sizlerle ayrı kaldık. Neyse ki artık internet üzerinden de olsa sinema gazetemize kavuştuk da tekrar huzurlarınıza gelebildim. Hayırlı Olsun. Bu uzun sayılabilecek ayrılık döneminde neler yaptın diye soracak olursanız "muhasebe yaptım" cevabı sanırım en doğrusu olacak. Evet muhasebe yaptım ve eskisi kadar hırçın olmamaya özen gösterme kararı aldım. Malum herkes eski gömleklerini çıkarıp yenilerini giyiyor. Ben de dilimizi bilmeyen ama sinema konusunda yazma cüreti gösteren insanlara daha az sataşıp bundan ziyade yazıların içeriğinde bulunan aksaklıkları eleştirme işine yöneleceğim. Sıtkı Sıyrık olarak ben de eski saldırgan gömleğimi çıkardım, değiştim efendim.

Bu aralar bir kısım sinema çevrelerinin  "Emek Sineması" fetişizmi içerisinde olduğuna tanık oluyoruz. Emek güzel sinemaydı Allah için ve fakat işletmecisi salonun kapısına kilit vurup, baba yadigarı sinemayı terkedip gitti. Gerçekleştirilen protestoların koparılan vaveylanın tamamiyle dışarısında kaldı. Emek bu kadar önemli bir kayıp ise mekanın asıl yaratıcısı olan işletmecileri şimdi neredeler acaba? Nasıl bu kadar rahat helalleşebildiler ekmek kapısı salonlarıyla?

Protestocular neyi amaçladıklarını tam olarak anlatmadıkları için Emek'in boş bir bina olarak durması ya da durmaması ne ifade edecek merak ediyorum doğrusu. Yıkılmadığı taktirde protestoyu gerçekleştirenler mi işletecek burayı? Bir sinema salonunun hele ki Emek gibi devasa bir kompleksin yenilenme bedelinin ne kadar olduğunu biliyor mu bu arkadaşlar?

Emek Sineması'nın da içinde bulunduğu yapı Emekli Sandığı'nın ya da şimdiki adıyla Sosyal Güvenlik Kurumu'nun mülküdür. Hani şu teşhis, tedavi ve ilaç masraflarımızı üstlenen kurum. Bu kurum kendi sistemini iyileştirebilmek ve hizmet kalitesini yükseltmek adına tasarrufunda bulunan gayrimenkulleri satışa çıkardı. Oradan alacağı paralarla hastane ve üniversitelere olan dağ gibi borçlarını ödeyecek. Sağlık hizmetleri aksadığında protesto ettiğimiz kurumu bu hizmetleri düzeltmek adına bir girişimde bulunduğunda yine protesto etmiş oluyoruz. Kısacası Emek'in içinde bulunduğu binanın ev sahibi mülkünü satıyor ve bu da yasal olarak hakkıdır. Eğer bu satışı ve sonrasındaki yıkımı engellemek adına alternatif bir projeniz varsa çıkarın ortaya. Yok ise amacınıza ulaştıktan sonra ne olacağına dair bir şeyler söyleyin. Protesto edenler olarak önünüzü görebiliyor musunuz?

Emek Sineması'nın kapatılması ve yok olması çok trajik, ben de istemiyorum böyle olmasını. Ama bu konuda çaresizim, aklıma bu yıkımı durduracak bir öneri gelmiyor. Adamlar kredi kartı markasının onuncu yılı şerefine boğaz köprüsünden geçişi bir günlüğüne bedava yapacak kadar parayı sayıp dökebiliyorlar ama bir tarihi binaya sahip çıkmak akıllarının ucundan bile geçmiyor. Öte yandan protestocuların da herhangi bir önerisi falan yok, sadece borazan çalıyorlar. Beni asıl üzen, bu ülkenin tarihi bir sinema salonunu yaşatacak ölçüde kültüre ihtiyacının olmaması. Asıl mesele bu. Eğer böyle olmasaydı zaten Emek şu anda faal durumda olurdu.

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları

Mesafeli Satış Sözleşmesi | Teslimat ve İade Şartları | Gizlilik Politikası

© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır