Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Bal damlamış...

Deniz Yavuz Yazıları

Emir Kusturica'nın Antalya'ya geleceği, jüride yeralacağı Eylül 2010'dan beri biliniyor. Sayın Semih Kaplanoğlu'nun Bal adlı filminin Altın Portakal'da yarışmak için başvurduğu haberi Ağustos 2010 ortalarında gazetelerde çıktı.
Önjüri 9 Eylül 2010'da yaptığı değerlendirmede filmi finale yolladı. Altın Portakal'ın 'Ulusal bir festivalden büyük ödül alınması durumunda yarışamaz' konulu yönetmeliği aşikarken Bal ne Adana'daki ne de Antalya'daki başvurusundan feragat etti. Etti de benim mi haberim yok diyip yaptığım konuşmalar sonucunda, iki gün öncesine kadar bir ulusal yarışma ana jüri üyesine 'Biz yarışacağımızı düşünüyoruz' dendiğini duydum. Altın Portakal yöneticileri de 'biz başından beri bu durumun engel teşkil edeceğini söyledik, 'olsun' cevabı aldık. Adana'da alınan ödülün ardından yarışamayacağını bildirdik, tamam dediler ve özel gösterimi kabul ettiler' diyor. Altın Ayı ile taçlandırılmış son derece nitelikli ve asil bir filmin yurt içindeki festivallerde yarış atı gibi yarıştırılmaya çalışılmasını kimler protesto etsin...
Emir Kusturica mı sayın Semih Kaplanoğlu'nun seçtiği kurban, yoksa Altın Portakal mı, ya da filmi Bal mı anlamadım... Adamın buraya çağırıldığı gün gibi ortada iken daha dün festivalcilerin Anadolu Ajansı'na yaptıkları 'Bizim için sanatçı kimliği ön plandadır' açıklamasına rant(?) için, denize düşenin yılana sarıldığı gibi sarılarak karşı açıklama yapmasını ve altına film ekibi diyerek çok değerli sanatçıların imza atmasını oldukça yadırgadım...
Asıl, zamanında protesto metni yazması gerekenler Altın Portakal'da yarışmak için filmleriyle başvuran ve ön jüri değerlendirmesinde finale kalamayan 32 yönetmendir. Şu anda 15 filmlik seçki içerisinde değerlendirmede 16. kalan yapım yeralabilirdi. Belli mi olur, o filme bir oyunculuk ya da büyük ödül de çıkabilirdi...
Bu ve bunun gibi açıklamalar ve yaratılan kamuoyu sebebiyle eğer Emir Kusturica Altın Portakal'da herhangi bir salonda film izleyecekse nasıl bir baskı ve protestoya maruz kalacağını şimdiden görmekteyim...
Eminim Kusturica salondan çıkana kadar da kimse rahat etmeyecektir...
Varsın olsun, herhangi bir şiddete, saldırıya, bir şey atma eylemlerine dönüşmeyeceğini umalım...
En kötüsü dolduruluşa gelmiş toplulukların verdiği cahilce tepkiler olsa gerek... Kontrolsüz...
Kusturica'nın yakın dostu, Yeraltı, Çingeneler Zamanı ve Arizona Rüyası gibi başyapıtlarda birlikte çalıştığı, açıkhavada konser rekortmeni, Sezen Aksu'nun vazgeçilmezi Goran Bregoviç ne diyor bu konuya acaba merak ediyorum...

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları

Mesafeli Satış Sözleşmesi | Teslimat ve İade Şartları | Gizlilik Politikası

© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır