Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

20. yüzyılın en unutulmaz 10 Türk pop şarkısından biri?

Hakan Sonok Yazıları

1) Dustin Hoffman “The Graduate” (1967) Jon Voight “Midnight Cowboy” (1969) filminden aynı ücreti almışlardı…Ne kadar?

A-55 bin dolar

B-17 bin dolar

C-70 bin dolar

D-125 bin dolar

E-5 bin dolar

F-12 bin dolar

2) Terence Young’un (1915-1994) yönettiği James Bond filmi “From Russia With Love-Rusya’dan Sevgilerle”nin (1963) çekimleri sırasında Sean Connery (1930 doğumlu), Pedro Armendariz (1912-1963) ve Daniella Bianchi (1942 doğumlu) Harbiye Hilton Oteli’nde kalmışlardı…

Mısır Çarşısı, Pendik Körfezi, Aya Sofya, Kapalı Çarşı, Haliç, Galata Köprüsü, bir zamanlar Bizans Hipodromu’nun bulunduğu SultanAhmet At Meydanı, İstanbul Boğazı, Yerebatan Sarayı , Topkapı Sarayı, SultanAhmet Camii, Sirkeci Tren İstasyonu filmin çekim mekanları arasındaydı…

19 Kasım 1965’te Türkiye sinemalarında gösterilmeye başlanan bu filmde Kerim Beyi canlandıran Pedro Armendariz 18 Haziran 1963’te Los Angeles’ta intihar edecekti…

Fransa’da 5 milyon 623 bin , ABD’de 26 milyon 800 bin, İsveç’te 1 milyon 600 bin seyirci  toplayan  “Rusya’dan Sevgilerle”deki Sean Connery’nin ücreti?

A-100 bin dolar

B-1 milyon dolar

C-500 bin dolar

D-25 bin dolar

E-2 milyon dolar

F-250 bin dolar

3) 2014’te Türkiye’de öğrenim çağında olduğu halde, ailesi bunun için gereken ekonomik imkanlara sahip olmadığından, çalışmak zorunda olan ve çalışan (okula gidemeyen) çocuk sayısı?

A-150 bin

B-420 bin

C-280 bin

D-540 bin

E-80 bin

F-960 bin

4) Xavier Koller’in yönettiği ve Feride Çiçekoğlu’yla birlikte senaryosunu yazdığı, Necmettin Çobanoğlu, Nur Sürer, Emin Sivas, Erdinç Akbaş, Yaman Okay, Yaşar Güner, Hüseyin Mete, Yaman Tarcan, Selahattin Fırat ve Meryem Çakı’nın baş rollerinde olduğu İsviçre filmi “Reise der Hoffnung- Journey of Hope-Umuda Yolculuk”  25 Mart 1991’de 63. OSCAR ödüllerinde yılın en iyi yabancı filmi OSCAR’ını kazanmıştı…

80. OSCAR ödüllerinde Almanya’nın OSCAR aday adayı Fatih Akın’ın “Yaşamın Kıyısında”sıydı…

83. OSCAR ödüllerinde Almanya’nın OSCAR aday adayı Feodora Schenk’in yönettiği “Die Fremde/ When We Leave-Ayrılık” adlı filmdi…Van doğumlu Züli Aladağ ile 2002-2012 arasında evli olan Feodora Schenk’in filminde Sibel Kekilli, Derya Alabora, Settar Tanrıöğen, Tamer Yiğit, Serhad Can ve Nursel Köse gibi oyuncular vardı…

“Ayrılık” Züli Aladağ’la eşi Feo Aladağ’ın 2005’te birlikte kurdukları Independent Artists Şirketi’nin yapımıydı… “Ayrılık”ın yönetmeni Feo Aladağ Avrupa Film Akademisi’nde Mike Figgis ve Michael Radford gibi usta yönetmenlerden dersler aldı ve 1990-95 arasında Viyana ve Londra’da oyunculuk öğrenimi gördü…Yönetmeninin ilk filmi olan ”Ayrılık”ın sloganı şöyle: “Ailenizin sevgisini elde edebilmek için nelerinizi feda edebilirsiniz?”

87. OSCAR ödüllerinde, İngiltere’nin OSCAR aday adayı Nihat Seven’in “Little Happiness-Uzun Yol”u, Türkiye’nin OSCAR aday adayıysa Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu”…

Nuri Bilge Ceylan’ın kaç filmi bugüne kadar Türkiye’nin OSCAR aday adayı olarak seçilerek Los Angeles’a yollandı?

A-Beş

B-Altı

C-Dört

D-İki

E-Yedi

5) “Bana göre 20. Yüzyılın En Unutulmaz 10 Türk Pop Şarkısı”ndan biri Cem Karaca’nın seslendirdiği “Resimdeki Gözyaşları”dır…Mehmet Soyarslan’ın, herkes bilmez, müzikçi bir geçmişi var. Bir zamanlar Cem Karaca’yla birlikte çaldı ve onun “Resimdeki Gözyaşları” adlı başyapıt düzeyindeki şarkısını da o besteledi. Niçin müzikte adı kalmadı diye merak ettiğim olmuştur. Ama o sanırım en çok sevdiği işi seçti. ve bunu yıllardır başarıyla yürütüyor. Özen Film’i aileden devir alan ve bu bayrağı inatla, gururla, ısrarla ve bağlılıkla taşıyan bu hâlâ genç adama, Apaşlar’ın bu eski üyesine selam olsun...” Bu sözler kime ait?

A-Selmi Andak

B-Atilla Dorsay

C-Fecri Ebcioğlu

D-Sezen Cumhur Önal

E-Aysel Gürel

F-Naim Dilmener

6) “Atıf Yılmaz’ın filmleri arasında en beğendiklerim,”Gelinin Muradı”ndan sonra “Allah Cezanı Versin Osman Bey” ve “Köroğlu” oldu.En beğendiğim filmi diye bir filmini seçmek zorunda kalsam herhalde,”Hayallerim, Aşkım ve Sen”de karar kılırdım.” Bu sözler kime ait?

Sözlerin sahibinin en çok beğendiği Türk filmleri listesi de aşağıda:

*Kanun Namına / Lütfi Akad

*Üç Arkadaş / Memduh Ün

*Karanlıkta Uyananlar / Ertem Göreç

*Sevmek Zamanı / Metin Erksan

*Çalıkuşu / Osman Seden

*Muhsin Bey / Yavuz Turgul

*Hayallerim, Aşkım ve Sen / Atıf Yılmaz

*İmdat ile Zarife / Nesli Çölgeçen

*Vizontele / Yılmaz Erdoğan ve Ömer Faruk Sorak

*Kurtlar Vadisi: Irak / Serdar Akar

*Kuyu / Metin Erksan

*Susuz Yaz / Metin Erksan

*Dönüş / Türkan Şoray

*Hudutların Kanunu / Lütfi Akad

*Köroğlu / Atıf Yılmaz

A-Metin Erksan

B-Ezel Akay

C-Memduh Ün

D-Rekin Teksoy

E-Semih Tuğrul

F-Tuncan Okan

G-Nijat Özön

H-Cem Karaer

I-Osman Seden

J-Tunç Başaran

K-Halit Refiğ

7) Bir devlet adamımızın yakınları İzmir’de “Atlas” adında  bir  filmin gösterildiği sinema salonunda çıkan yangında vefat etmişlerdi…Devlet adamının doktor kardeşi Ahmet Beyin oğlu ve eşi Yaşar Hanım bu büyük yangının çok sayıdaki kurbanları arasındaydı…Yangında yakınlarını kaybeden devlet adamı?

A-Mareşal Fevzi Çakmak

B-İsmet İnönü

C-Adnan Menderes

D-Celal Bayar

E-Süleyman Demirel

F-Bülent Ecevit

8) ABD ekonomisinin dibe vurduğu yıl olan 1932’de  işsizlik oranı  bu ülkede rekor kırmıştı…O yıl ki işsizlik oranı yüzde kaçtı?

A-Yüzde 23, 6

B-Yüzde 21, 7

C-Yüzde 11

D-Yüzde 16, 9

E-Yüzde 19

9) “Mükemmel Bir Gün”le Altın Aslan (Venedik Film Festivali Büyük Ödülü) adaylığını  elde eden, ”Şahane Misafir”le Moskova Film Festivali Büyük Ödülü için yarışan, “Cahil Periler”le Altın Ayı (Berlin Film Festivali Büyük Ödülü) adaylığı elde eden Ferzan Özpetek’in “İstanbul Kırmızısı / Hiçbir Şey Aşktan Daha Önemli Değildir”i  gelecek yılın en iddialı filmlerinden birine dönüşecek…

Ferzan Özpetek’in ”La finestra di fronte / Facing Windows-Karşı Pencere”  (2003) adlı filmini çok beğenen OSCAR ödüllü oyuncu Ferzan Özpetek’in “İstanbul Kırmızısı / Hiçbir Şey Aşktan Daha Önemli Değildir” adlı kendi romanından (Can Yayınları) beyazperdeye uyarlayacağı ve 2015’te İstanbul’da çekimlerine başlayacağı 11. Sinema filminde rol alabileceğini İtalyan La Repubblica Gazetesi’ne açıklamıştı…

“İstanbul Kırmızısı / Hiçbir Şey Aşktan Daha Önemli Değildir” de uzun süredir İstanbul’u çekim mekanı olarak kullanmayan (yönetmen “Harem Suare” için çekim yapmak istediği İstanbul mekanlarında çekim izni alamamıştı) Ferzan Özpetek “Hamam” ve “Harem Suare”den sonra bir kez daha İstanbul’u çekim mekanı olarak kullanmaya hazırlanıyor.

Ferzan Özpetek’in “İstanbul Kırmızısı / Hiçbir Şey Aşktan Daha Önemli Değildir” de oynaması olası OSCAR ödüllü oyuncu?

A-Meryl Streep

B-Dustin Hoffman

C-Robert De Niro

D-Glenda Jackson

E-Brad Pitt

F-Angelina Jolie

G-Colin Firth

10) “Türkan Şoray ve Ayhan Işık “Susuz Yaz” da oynamayı kabul etmemişti.(…) Sinema kolektif bir çalışmadır, ama kolektif bir yaratma değildir.Bir kişi yaratır filmi.O da yönetmendir.” Bu sözler kime ait?

A-Lütfi Akad

B-Atıf Yılmaz

C-Metin Erksan

D-Safa Önal

E-Duygu Sağıroğlu

11) “Ertem Eğilmez yaşamı boyunca heyecanını, iç dinamiklerini asla yitirmeyen ve sürekli patlamaya hazır olan bir kişiliğin sahibiydi.Eskilerin deyimiyle nev’i şahsına münhasır, hafif külhan ağzıyla da harbi adamdı.”  Bu sözler kime ait?

A-Agah Özgüç

B-Hayri Caner

C-Engin Ayça

D-Turan Aksoy

E-Sungu Çapan

F-Nezih Coş

G-Kami Suveren

12) Beyazperdeye uyarlama hakları için 100 bin dolar ödenen ancak filme uyarlanmayan kitap?

A-Metal Fırtına

B-Adı: Aylin

C-Aslında Aşk da Yok

D-Cevdet Bey ve Oğulları

E-Başkasının Hayatı

13)  “Aynı yıl (1973) sinemamızın bir başka ustasıyla çalıştım.2009 yılında aramızdan ayrılan değerli yönetmenle “Sultan Gelin” filmini çevirdim.Vasıf Öngören’in bir tiyatro oyunundan uyarlanmış bir töre hikayesiydi bu.Film Reyhanlı’da (Hatay) çekildi.Başlık parası ile satılan Sultan, hasta olan damat gerdek gecesi ölünce damadın beş yaşındaki kardeşi ile evlendirilir.Ancak, o büyüyüp başkasına sevdalanır ve Sultan’ın kucağına yeni doğan bebeği verirler.Sultan kaderine razı olur… Değerli yönetmen  bana filmin finalini değiştirmeyi teklif etti, “Yazgısına boyun eğmesin, kabullenmesin.Alıp başını gitsin, çalışsın!” dedi.Ben karşı çıktım.”Değiştirmeyelim, oyundaki gibi olsun” dedim.Film oyundaki gibi çekildi.Ne kadar yanlış yapmışım!Oysa değerli yönetmen çok doğru bir öneri getirmiş.Filmi gördükçe kendime çok kızıyorum.Değerli yönetmene daha sonraki yıllarda üzüntümü defalarca belirttim.Yönetmenin istediği finalle bitseydi film, Sultan’ın yazgısına boyun eğmemesi bu yazgıyı yaşayan birçok kadına örnek olabilirdi.Bu değerli yönetmenimizi kaybettik, yeri doldurulamayacak bir filmciydi, saygıyla anıyorum.”

Türkan Şoray “Sinemam ve Ben” adlı kitabında bu çok değerli yönetmenimizden böyle söz ediyor…Kimden?

A-Atıf Yılmaz

B-Lütfi Akad

C-Yılmaz Güney

D-Halit Refiğ

E-Ertem Eğilmez

14) “Ocak 1983…Şişli Site Sineması’nda “Star Wars: Episode 5-Empire Strikes Back-İmparator” filmi yeni vizyona girmiş, ilk seanslardan biri... Antrakt oluyor ve ben, dışarı çıkacak olan seyircilerin film hakkında ne düşündüklerini, ne hissettiklerini anlayabilir miyim diye heyecanla fuayeye yöneliyorum.Salonun kapısından ağır ağır çıkmaya başlayan seyirciler arasında genç bir hanım sinirli adımlarla fırlıyor ve çıkış merdivenine yöneliyor. Hemen arkasından belki eşi, nişanlısı veya arkadaşı olabilecek bir erkek ona merdivenlerden inerken yetişiyor.

-“Hayatım, bu kadar sinirlenmene ne gerek var?”

-“Sen beni kandırdın! Ben gidiyorum, sen istersen kal, seyret... Hayır, sen bana ‘İmparator’ dedin, ben de kitabın (1970’lerde ve 1980’lerde Erol Toy’un “İmparator” (1973)  adlı kitabı Türkiye’de en çok okunan kitaplardan olmuştu…)  filmi sandım. Benim uzay filmlerini sevmediğimi bilmiyor musun?..” Delikanlı, yine aynı hızla yürüyüp giden kadının arkasından bakıp kalıyor. Yüzünde çaresiz bir ifade, aklı filmin sonunda, ayakları sanki geri geri gidiyor. O delikanlının neler hissettiğini o gün öyle iyi anlamıştım ki... Gerçekten, gerek Star Wars /Yıldız Savaşları, gerekse İmparator, seyirci profili öğrenci ağırlıklı, ama her yaştan erkek seyircinin çoğunlukta olduğunu gösteriyordu. Tek tük göze çarpan kadın seyirciler ise küçük çocuklarını sinemaya getiren anneler gibiydi…

Nedense Türkiye’de kadın seyirciler bilim kurgu filmlerinden pek hoşlanmıyorlardı. Türk hanımları daha çok ayakları dünya yüzüne basan insanların gerçek veya gerçeğe çok yakın öykülerini izleyip, onların mutluluk ve üzüntülerini paylaşmayı tercih ediyorlardı.

Aradan onbeş yıl geçti. Yıldız Savaşları Üçlemesi yeniden vizyonda. Hem de en son ses ve görüntü efektleriyle. Seyirci profilini çok merak ettim. Yazık ki pek bir değişiklik yoktu. Kadın seyirciler yine azınlıktaydı. Nedense kadınlarımızın çoğu hayal güçlerini uzayın derinliklerine ve uzak geleceğe pek harcamak istemiyorlar.” Bu sözler kime ait?

A-Erol Özpeçen

B-Metin Arcan

C-Ahmet Tokay

D-Yalçın Küçüközcan

E-Mehmet Soyarslan

F-İsmet Kurtuluş

15) Hürriyet Gazetesi’nden Behlül Aydın filmin galasına katılarak “The Water Diviner-Son Umut”ta Cem Yılmaz’ın canlandırdığı karakterin öldürüldüğünü yazdı (Russell ağlattı; 7 Aralık 2014)… “The Water Diviner-Son Umut”un Türkiye televizyon gösterim hakkını rakiplerine kaptırmayan kanal sahibi?

A-Ferit Şahenk: Star TV

B-Acun Ilıcalı: TV 8

C-Aydın Doğan: Kanal D

D-Rupert Murdoch: Fox TV

16)  “Film eleştirmenlerimizin çoğunluğu kaprisli ve kibirli şarap tadıcıları olmaktan öteye geçemiyorlar.” Bu sözler kime ait?

A-Ezel Akay

B-Yücel Çakmaklı

C-Ayşe Şasa

D-Ertem Eğilmez

E-Yavuz Turgul

G-Metin Erksan

17) Adolf Hitler milyonlarca  fanatik kadın hayranını kızdırmamak için O’nu (sevgilisini) daima gizledi…Almanya’yla evliymiş numarası yaptı…Kim?

A-Winifred Wagner

B-Magda Schneider

C-Eva Braun

D-Leni Riefenstahl

E-Magda Goebbels

F-Geli Raubal

G-Gerda Buch

18) “Küçük Ağa”, “Arka Sokaklar”, “Yabancı Damat”, “İkinci Bahar”, “Çiçek Taksi” gibi dizilerin, “Gölge Oyunu”, “Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni”, “Selamsız Bandosu”, “Kaçamak”, “İhtiras Fırtınası”, “Alev Alev”, “Gırgıriye” ve “Leyla ile Mecnun” gibi sinema filmlerinin yapımcısının en beğendiği Türk filmlerinin listesi aşağıda…Kim?

*Kanun Namına / Lütfi Akad

*Üç Arkadaş / Memduh Ün

*Acı Hayat / Metin Erksan

*Susuz Yaz / Metin Erksan

*Yol / Şerif Gören

*Züğürt Ağa / Nesli Çölgeçen

*Muhsin Bey / Yavuz Turgul

*Karılar Koğuşu / Halit Refiğ

*Eşkıya / Yavuz Turgul

*Babam ve Oğlum /  Çağan Irmak

A-İrfan Tözüm

B-Hürrem Erman

C-Şükrü Avşar

D-Türker İnanoğlu

19) “Ben Giovanni Scognamillo ie tanıştığımda sene 1970’di. Yeni Melek Sineması’nın orada Fida Film’le aynı işi yapan, sinema salonlarına reklam filmi dağıtan Sinemareklam Şirketi vardı. Scognamillo’yla oradaki bürosunda tanışmıştım. Eşim Annie’yle Giovanni daha önceden tanışmışlardı. Benim Giovanni’yle tanışmam Annie’nin vasıtasıyla oldu. Hepimizin müşterek sevdiği bir konu vardı: sinema. Oradan dostluğumuz ilerledi.

Giovanni Scognamillo ile arkadaşlık ediyorduk.Ben o zamanlar sinema yazıları yazmaya başlamak istiyordum. İlk yazım, Karagöz ve Türk sineması başlıklı bir incelemeydi. Onu ilk olarak Giovanni’ye okuttum. Giovanni okudu ve eleştirdi. Sonrasında da “bu yazıyı basacak bir dergi düşün” deyince o bana bir cesaret verdi. Yazıyı o zamanın ağırlıklı sanat dergilerinden Yeni Dergi’ye verdik. Böylece Giovanni sinema hakkında yazılar yazmaya başlamama vesile oldu ve beni cesaretlendirdi. 70’li yıllarda sinema hakkında başka yazılar da yazdım. Yedinci Sanat dergisinde çalıştım. İnceleme yazıları yazdım ve bu yazıların başlamasında Giovanni hep vesile oldu.

Giovanni’nin yazılarından etkilendim. Türkiye’de o dönemde film eleştirilerinde üç yazar yani Giovanni Scognamillo, Tuncan Okan ve Semih Tuğrul dışındakilerde çok sık rastlanan şöyle bir durum vardı: Bir filme objektif yaklaşamıyorlardı.Daha çok filmlere amigo gibi yaklaşıyorlardı. Yani kendi desteklediği, tuttuğu bir yönetmenin başarısız bir filmi gelse de o filmde cevher arama çabası vardı. 70’li yıllarda özellikle sol eğilimli eleştirmenler ve sağ eğilimli eleştirmenler filmlere devamlı taraftar mantığıyla yaklaşmaktaydılar. Ben de Annie’de kariyerimizde gerek yazarken, gerekse de yönetirken herhangi bir kampın içerinde yer almadık. Almak da istemedik ve bu kamplardan destek görmek beklentisi içinde de olmadık. O yüzden de ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamadık. Ben sinema yazısı yazarken Giovanni’nin sağ duyulu, sağlıklı ve objektif yaklaşımından etkilendim. Scognamillo, filmin değeri üzerine analizler yaparken film solcuysa solculuğundan etkilenmeyerek, sağcıysa sağcılığından etkilenmeyerek ele alır. Giovanni’nin film eleştirmenliğinden etkilendiysem, ancak her konu üzerinde doğru bulduğunu  yazma eğiliminde olduğu için etkilenmişimdir. Scognamillo, daha sonra biz film yaptığımızda bizim filmlerimizi de eleştirdi. Hiçbir şekilde arkadaşlığımızı göze almadan, tamamen kendi bildiği ve inandığı yaklaşımla değerlendirdiğini gördük. Bunu sadece bana değil daha başka yönetmenlere de yaptığını gördük. Çok yakın arkadaşı olan yönetmenlerin de filmlerini eleştirirken işe arkadaşlığını katmadı.

Biz Annie ile 1990’da “Kurt Kanunu”nu çekmeye başladığımızda Giovanni’ye rol teklif etmek aklımızdan geçmedi.Oysa geçmeliydi.Çünkü onunla zaten iki kısa film (“Mavi Sakal” ve “Sanrı”) yapmıştık ve onlarda baş rol oynamıştı.Giovanni “İstanbul Kanatlarımın Altında” ve “Karanlık Sular” gibi filmlerde roller alınca, biraz kıskandım mı diyeyim; kendime kızdım mı diyeyim…İkisi arasında bir duyguyla ilk fırsatta Giovanni’ye diğer filmlerden daha ağırlıklı bir şekilde rol vermeye karar verdim.”Kuşatma Altında Aşk”,  tabii o dönem için çok da farklı bir konuydu.Daha evvel Türk Sineması’nda İstanbul’un fethine hiç Bizanslılar’ın gözünden bakılmamıştı. Giovanni’nin görüşleri de bizim için tabii ki önemliydi.Derken onun gerçekten yaşamış bir karakteri canlandırmasını istedik.”Kuşatma Altında Aşk”ta İmparator Konstantinos’un sağ kolu olan bir bilim adamını canlandırdı Giovanni.”

Yönetmen ve senaryo yazarı Ersin Pertan (1943-2009) Giovanni Scognamillo’yu böyle anlatmıştı…Giovanni Scognamillo’nun doğum tarihi?

A-25 Nisan 1929

B-7 Aralık 1941

C-1 Eylül 1939

D-29 Ekim 1929

20) “Breakfast at Tiffany's” (1961) ,  “Midnight Cowboy” (1969), “The Manchurian Candidate” (1962) , “Love in the Afternoon” (1957) gibi seçkin filmlerin oyuncusu John McGiver (1913-1975) 1947’de evlendiği Ruth Schmigelsky ile Hollywood’un en çok çocuklu evliliklerinden birine imza atmıştı…Çiftin kaç çocukları vardı?

A-12

B-14

C-10

D-9

E-15

F-11

G-13

21) Sovyet diktatör Joseph Stalin (1878/1879-1953)  İngiltere Dışişleri Bakanı Ernest Bevin’e (1881-1951) “Türkiye’nin Kars ve Ardahan'ı işgal ettiğini ve buraları  Sovyet sınırları içerisine katmak istediklerini” söylemişti…. Yine Boğazlar'da Sovyetler Birliği askeri üssü bulunmasını da istiyordu…Stalin bu görüşlerini ne zaman açıklamıştı?

A-1941

B-1945

C-1950

D-1948

E-1939

22) “Mork & Mindy” (1978) televizyon dizisinin yarım saatlik bir bölümünden Robin Williams’ın ücreti?

A-50 bin dolar

B-15 bin dolar

C-25 bin dolar

D-110 bin dolar

E-35 bin dolar

Cevap Anahtarı:
1-B
2-F
3-F
4-C
5-B
6-K
7-B
8-A
9-G
10-C
11-A
12-A
13-D
14-E
15-B
16-C
17-C
18-D
19-A
20-C
21-B
22-E

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları

Mesafeli Satış Sözleşmesi | Teslimat ve İade Şartları | Gizlilik Politikası

© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır