Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

“Çanakkale 1915” filmini izlerken ekrana bakmaya utanan yazarımız?

Hakan Sonok Yazıları

1) “Ertem Eğilmez olmasaydı “Züğürt Ağa” senaryosu belki de hiç yazılmayacaktı.O’nun, “Yaz da görelim”inin altında tahrik mi vardı, yönlendirme mi hala bilmiyorum.”

“Züğürt Ağa” filmine baktığınız zaman sanıyorum sinema tarihi içinde ilk kez bir ağa pozitif olarak ele alındı. Hatta ben bu fikri Ertem Eğilmez’e söylediğimde şaşırdı. ”Nasıl olacak, böyle bir şey?” diye. ”Böyle bir şey düşünüyorum ben,” dedim.Ertem Eğilmez, “Bu yapılamaz!” dedi. Kendisine “İsterseniz bir deneyelim,” dedim.Bunun üzerine Ertem Eğilmez, “Peki deneyelim,” dedi. Güneydoğu kültürüne çok yakın birisi değilim. Doğum yerim İstanbul ve hep burada yaşadım.Güneydoğu’yla ilgili olarak öykü, roman, araştırma okuyarak ve o dünyayla ilgili olarak çevremdeki insanlarla sürekli haşır neşir olarak her şeye karşın sanal bir dünya yarattım kendime.Bu filmin ilginç yanı, o zamana kadar belli bir biçimde kullanılmış olan bir kurumun farklı biçimde ele alınmasıydı.”Karikatür Ağa” olarak nitelendirebileceğimiz ve Şener Şen’in geçmişteki Ağa modelleriyle taban tabana zıt bir karakter söz konusuydu.”Züğürt Ağa”daki Ağa da kötüydü ama…çoğunlukla komik, kötülükleri bile komiklik içinde ele alınmış bir karakter oldu.” Bu sözler kime ait?

A-Başar Sabuncu

B-Yavuz Turgul

C-Uğur Yücel

D-Gani Müjde

E-Sadık Şendil

F-Barış Pirhasan

G-Nesli Çölgeçen

2) Türk Sineması’nın kurucu babalarından biri çok önemli bir ödülü (Louis Delluc) kazanan, Berlin Film Festivali’nde büyük ödül Altın Ayı adaylığı elde eden ve İstanbul’da çekilen Fransız filmi “L'immortelle-Ölümsüz kadın”da (1963; yönetmen ve senaryo yazarı: Alain Robbe-Grillet ; 1922–2008) yönetmen yardımcılığı yapmıştı…Filmin özgün müziğinin bestecileri arasında Tahsin Kavalcıoğlu da bulunuyor… Oyuncular arasındaysa, Ayfer Feray, Nuri Genç, Belkıs Mutlu, Vahi Öz, Sezer Sezin, Osman Türkoğlu ve  Ulvi Uraz da  var…Bu filmde yönetmen yardımcısı olarak çalışan ustamız?

A-Ertem Göreç

B-Metin Erksan

C-Atıf Yılmaz

D-Halit Refiğ

E- Lütfi Akad

F-Feyzi Tuna

G-Tunç Başaran

H-Osman Seden

I-Memduh Ün

J-Duygu Sağıroğlu

3) “Tek Tanrı İnancı”nı ilk getirenin Hazreti Musa değil Firavun Akhenaton (İsa’dan Önce 1336 ya da 1334’te ölen) olduğunu iddia eden tarihçiler bulunuyor…

Firavun 2. Ramses (Doğumu: Milattan Önce 1303-Ölümü: Milattan Önce 1213)  ve Hazreti Musa bugün her zamankinden daha ünlü…Bunu başaran popüler kültür ürünleri hangileri?

A-Christian Jacq (1947 doğumlu) tarafından 1995-1997 arasında okurlara sunulan beş kitaptan oluşan “Ramses” roman serisi…

B-140 milyon dolar harcanan “Exodus: Gods and Kings- Göç : Tanrılar Krallar” filmi (2014)

C-13 milyon 282 bin 712 dolar harcanan “The Ten Commandments-On Emir” filmi (1956)

D-70 milyon dolar harcanan “The Prince of Egypt-Mısır Prensi” (1998) adlı animasyon

4) Özel mailleri internete sızan ve bunlarda yaptığı kaprislerle kendisini çıldırtan Angelina Jolie’yi “Egosu aşırı şişmiş, şımarık ve yetenekleri sınırlı” olarak tanımlayan Hollywood’un en güçlü yapımcılarından Scott Rudin’in (altı kez OSCAR adayı ve bir OSCAR ödülü) yeni film projeleri hangileri?

Scott Rudin’i efsaneleştiren yapımlardan bazılarıysa şöyle sıralanabilir:

 *“Bringing Out the Dead” (yönetmen: Martin Scorsese)

*“Revolutionary  Road” (yönetmen: Sam Mendes)

* “Closer” (yönetmen: Mike Nichols)

* “Sleepy Hollow” (yönetmen: Tim Burton)

*”Angela’s Ashes” (yönetmen: Alan Parker)

*“The Village” (yönetmen: M. Night Shayamalan)

*“The Truman Show” ( yönetmen: Peter Weir)

* “Captain Phillips” (yönetmen: Paul Greengrass)

* “The Addams Family” (yönetmen: Barry Sonnenfeld)

* Wes Anderson ile  altı film (“The Royal Tenenbaums”, “The Life Aquatic with Steve Zissou”, “The Darjeeling Limited”,”Fantastic Mr. Fox”,“Moonrise Kingdom”, “The Grand Budapest Hotel”)

*Richard Eyre ile iki film (“Irıs” ve “Notes of on a Scandal”)

* Robert Benton ile iki film (“Nobody’s Fool”, “Twilight”),

*Stephen Daldry ile üç film (“Extremely Loud & Incredibly Close”,“The Hours”, “The Reader”) 

*David Fincher ile iki film (”The Social Network” “The Girl with the Dragon Tattoo”)

*Coen Kardeşler ile üç film (“Inside Llewyn Davis”, “True Grit”, “No Country for Old Men”)

A-Frank Sinatra Biyografisi / 2017 / Yönetmen: Martin Scorsese / Oyuncu: Leonardo DiCaprio

B-Cleopatra / Yönetmen: Ang Lee / Oyuncu: Angelina Jolie

C-Agent Storm: My Life Inside Al Qaeda / Yönetmen: Paul Greengrass

D-1984 / George Orwell’in romanının (1949) yeni bir uyarlaması / Yönetmen: Paul Greengrass

E-Steve Jobs Biyografisi / Walter Isaacson tarafından yazılan kitabın (2011) beyazperde uyarlaması / Yönetmen: Danny Boyle / Oyuncular: Michael Fassbender ile Seth Rogen

F-Yönetmen Cameron Crowe’un  adı henüz kesinleşmeyen "Hawai" Projesi / Oyuncular : Bradley Cooper, Emma Stone, Rachel McAdams

5)  En son bir kadın daha 1974 yılında ergenlik çağında bir çocukken (onbeş yaşındayken) o dönem 37 yaşında olan Bill Cosby’nin tacizine uğradığını iddia etti…Onlarca genç kadını taciz etmekle, onlara sarkıntılık etmekle, uyuşturucu madde vererek tecavüz etmekle suçlanan, 1989’da Las Vegas’ta katıldığı seks partisinin medyada yer almaması karşılığında medyaya öz kızı Erinn’in (bugün 48 yaşında ve fotoğrafçılık yapıyor) uyuşturucu ve alkol bağımlılığıyla ilgili bütün ayrıntıları sızdırdığı iddia edilen, 5 çocuk (oğlu Ennis 1997’de cinayet kurbanı olmuştu)  babası Bill Cosby’nin kurbanlarına yönetmen Roman Polanski’nin de tecavüz edeceği kurbanlarının (örnek vermek gerekirse: Samantha Gailey) direnişini zayıflatmak için kullandığı  Quaalude (uyuşturucu madde) verdiği suçlamalar arasında…Bill Cosby’nin kurbanı olduğunu ileri süren kadınlar?

A-Angela Leslie

B-Barbara Bowman

C-Janice Dickinson,

D-Joyce Emmons

E-Judy Huth

6) Türkiye’de her yıl 5 bine yakın insanımız bireysel silahlanma kurbanı oluyor…İnsanlarımızın üzerindeki yasal silah sayısı ikibuçuk milyon…Umut Vakfı’nın göre insanlarımızın üzerinde  yasal ve yasa dışı toplam ne kadar ateşli silah olduğu tahmin ediliyor?

A-Yaklaşık 20 milyon

B-Yaklaşık 12 milyon

C-Yaklaşık 35 milyon

D-Yaklaşık 15 milyon

E-Yaklaşık 30 milyon

7) “Bu nedenle 30 Ağustos’ta 'derme çatma' Çanakkale filmlerine mahkum bırakıldık. “Derme çatma” dediğime kimse alınmasın lütfen. Özellikle “Çanakkale 1915” filmini izlerken ekrana bakmaya utandım.
Bu kadar sığ oyunculuklar, bu denli özensiz bir senaryo aktarımı ve bu kadar üstünkörü animasyonlar; her şeyden önce “Çanakkale ruhuna” ve şehitlerimizin anısına yaraşmadı. Bir yandan “Er Ryan'ı Kurtarmak” filminden devşirilmeye çalışılan çıkartma sahnelerine tahammül etmeye çalışırken, diğer yandan neredeyse her sahnesi belleğime kazanan, “Gallipoli-Gelibolu”  filmini hatırlamak yüreğimi acıttı.” Bu sözler kime ait?

A-Sungu Çapan

B-Sina Koloğlu

C-Mesut Yar

D-Ahmet Hakan

E-Cüneyt Özdemir

F-Sevin Okyay

G-Yüksel Aytuğ

H-Aykut Işıklar

I-Giovanni Scognamillo

8) 2014’te şu ana kadar bir milyondan fazla seyirci toplayan Türk filmleri hangileri?

A-Recep İvedik 4

B-Eyyvah Eyvah 3

C-Düğün Dernek

D-Pek Yakında

E-Unutursam Fısılda

G-Birleşen Gönüller

H-İncir Reçeli 2

I-Deliha

J-Patron Mutlu Son İstiyor

9) İngiliz fizikçi Stephen Hawking ( Fizikçi , matematikçi, mühendis, astronom, filozof Galileo Galileo’un ölümünden tam 300 yıl sonra 8 Ocak 1942’de dünyaya gelmişti) Stephen Hawking 21 yaşında ALS hastalığına yakalanmış ve tekerlekli sandalyeye bağımlı kalmıştı…Hawking 1965’te evlendiği, 30 yıl boyunca evli kaldığı, üç çocuğunun annesi Jane Wilde’dan 1995’te boşanmıştı…Hawking’in Cambridge Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olduğu dönemi anlatan “Theory of Everything-Her Şeyin Teorisi” adlı film (15 milyon dolara maloldu)  Jane Wilde’ın “Sonsuzlukla Yolculuk: Stephen ile Hayatım” adlı anılarından uyarlandı…Stephen Hawking 2006’da ikinci eşinden boşanmıştı…“Theory of Everything-Her Şeyin Teorisi”nin Altın Küre ödülü adaylıkları hangileri?

A-Yılın En İyi Dram Filmi

B-Özgün Film Müziği

C-Erkek Oyuncu: Eddie Redmayne

D-Kadın Oyuncu: Felicity Jones

10) “Üstelik, turizmin roman sayesinde patlamasının önceki senelerde yaşanmış bir başka örneği de var: Hatırlarsınız: Mısır, 1997'nin 17 Kasım’ında çok büyük bir teröre sahne olmuş, Lüksor şehrindeki Kraliçe Haçepsut Tapınağı’nı gezen turist grubunun üzerine makineli tüfeklerle ateş açılıp el bombaları atılmış ve 66 turist can vermişti.
Baskın, o senelerde dövizinin neredeyse dörtte üçünü turizmden elde eden Mısır’da bu sektörü çökertmişti. Rezervasyonlar iptal edilmiş, ekonomi durma noktasına gelmiş ama şaşkınlık birkaç haftada atlatılmıştı. Mısır hükümeti, İngiltere'nin önde gelen tanıtım kuruluşlarından B.G.B. ile anlaşmış, memleketin kana bulanan görüntüsünü temizleme işini bu şirkete havale etmiş ve hiçbir masraftan kaçınmamıştı.
B.G.B., Mısır'ın baskından sonra terörle eşdeğer hale gelen görüntüsünü unutturmak için firavunlar zamanını öne çıkartmaya karar verdi ve çok yönlü bir kampanya başlattı. Eski Mısır ve İkinci Ramses üzerine kitapları olan Fransız yazarı Cristian Jacq'ın eserleri birkaç dile birden tercüme ettirildi, Avrupa ve Amerika, firavunları gösteren afişlerle donatıldı, dünyanın dört bir yanında Mısır sergileri açıldı, kolleksiyonluk Ramses kalemleri ve objeleri imal ettirildi, TV’lerde ardarda Mısır belgeselleri yayınlatıldı. Propaganda bizi bile etkiledi ve Cristian Jacq'ın romanları büyük şehirlerimizin en çok satanlar listesine girdi.
İngiliz şirketinin kampanyası, neticede Mısır ekonomisini kurtardı, 1997 Kasım'ındaki baskını unutturdu ve turizm baskın öncesinden de parlak hâle geldi.”   Bu sözler kime ait?

A-Murat Bardakçı

B-İlber Ortaylı

C-Soner Yalçın

D-Ahmet Hakan

E-Fatih Altaylı

F-Hüseyin Gündoğdu

G-Ertuğrul Özkök

H-Celal Şengör

11) İsveç’in OSCAR aday adayı olarak seçilen ve Los Angeles’taki elemelere gönderilen bu altı seçkin, çok değerli filmden hangileri elenmişti?

A-The Seventh Seal / Ingmar Bergman

B-The Magician / Ingmar Bergman

C-Persona / Ingmar Bergman

D-The Silence/ Ingmar Bergman

E-Shame / Ingmar Bergman (Nuri Bilge Ceylan’ın en beğendiği on filmden biri)

F-The Sacrifice / Andrey Tarkovski

12) Dokuz dalda OSCAR adayı “Cleopatra”yla Elizabeth Taylor ve Richard Burton OSCAR adaylığına ulaşamadığı gibi, film yönetmen dalında da OSCAR adaylığı elde edememişti.

44 milyon dolara malolan “Cleopatra”nın Kuzey Amerika (ABD-Kanada) harici küresel sinema hasılatı yedi yılda (1963-69 arasında) 14 milyon dolarda kaldı…Fransa’daki seyirci sayısı:  2 milyon 381 bin 99…

1917’nin “Cleopatra”sından ne yazık ki geriye pek bir şey kalmadı…

Haziran 1963’teki New York’taki galasından itibaren, o dönemde 44 milyon dolara malolan “Cleopatra”nın (20th Century Fox filmi) masraflarını çıkaramayacağı anlaşılmıştı…Filmin Kuzey Amerika (ABD-Kanada) sinema hasılatı 57 milyon 777 bin dolara ulaştı…Kuzey Amerika hasılatının bugünkü karşılığı: 534 milyon dolar…

“Cleopatra”nın, Kuzey Amerika haricindeki küresel sinema  hasılatı Ocak 1970’te sadece 14 milyon dolardı…Yani film kelimenin tam anlamıyla batmıştı.

Mart 1966’da Türkiye sinemalarına ulaşacak olan “Cleopatra”dan Mısır Kraliçesi rolündeki Elizabeth Taylor (1932-2011)  1 milyon dolar ücret ve hasılattan yüzde 10 pay alırken, Julius Caesar rolündeki Rex Harrison (1908-1990)  300 bin dolar ve Mark Antony rolündeki Richard Burton (1925-1984)  250 bin dolar ücretle yetinmişti.

“Cleopatra”, yılın en iyi görüntü yönetmeni, sanat yönetmeni, giysi tasarımı ve görüntü efektleri dallarında dört OSCAR  ödülü kazanırken, yılın en iyi filmi, erkek oyuncusu (Rex Harrison), özgün müziği, sesi ve kurgusu dallarındaysa OSCAR ödülüne adaylık elde edecekti… Yönetmen dalında OSCAR adaylığı elde edemeyen filmi, Joseph L. Mankiewicz (1909-1993) , Rouben Mamoulian (1897-1987) ve Darryl F. Zanuck (1902-1979) birlikte yönetmişti.

Beyazperdede ve televizyonda Cleopatra 1899’dan bugüne 134 kez çeşitli oyuncularla canlandırıldı…Bunlar arasında, Vivien Leigh  (“Caesar and Cleopatra-Nil Melikesi”;1945’te) , Sophia Loren ( “Due notti con Cleopatra-Two Nights with Cleopatra-Cleopatra’yla İki Gece”; 1954’te), Elizabeth Thompson (“Bewitched: Samantha’s Caesar Salad-Tatlı Cadı: Samantha’nın Sezar Salatası”; 1969’da) , Monica Bellucci (“Astérix & Obélix: Mission Cléopâtre-Asteriks ve Oburiks: Görevimiz Kleopatra” ; 2002’de) ve Judi Dench de ( “National Theatre Live-50 Years on Stage”; 2013’te) bulunuyor.

Bugün kayıp film olan 1917’nin “Cleopatra”sıysa (Fox Film Corporation Yapımı; 125 dakika) 500 bin dolara malolmuş ve baş roldeki Theda Bara haftada dört bin dolar ücret almıştı…

Özen Film’den Mehmet Soyarslan’ın “Cleopatra” (1963) filmi değerlendirmeleri şöyle:
Film dağıtımcıları bir filmin seyirciden ne kadar ilgi görebileceğini tahmin etmek için bir soru sorarlar kendilerine: “Seyirci bu filme neden gitsin?” Sonra verdikleri cevabı değerlendirmeye çalışırlar. Örneğin, eğer bir filmin hem oyuncuları, hem yönetmeni ünlü ise o filmi tüm sinemalar göstermek ister. Eser ünlü bir romandan ise rağbet artar, yapımcı firma prestijli ve zengin bir firma ise daha da artar, hele yüksek bütçeli pahalı bir yapımsa ve de tüm bunlar reklam ve promosyon yolu ile çok iyi tanıtılmışsa, artık o filmin girdiği sinemalarda çok yüksek bir seyirci adedi ile başlangıç yapması kaçınılmazdır…Ama iyi bir başlangıç her zaman başarı getirmiyor. Bazen yapımcılar bu formüle çok güvenip hata da yapabiliyorlar.

Örneğin 1960 yılında 20th Centruy Fox, ünlü “Cleopatra” filmini bu tarz bir formüle güvenip, çekmeye başlıyor. Yönetmenliğini Joseph L. Mankiewicz’in üstlendiği filmde, Elizabeth Taylor Cleopatra’yı; Richard Burton Markus Antonius’u ve Rex Harrison da Julius Caesar’ı canlandırıyordu. Filmin çekimleri İngiltere’de başlıyor. Aksiliklerin bir türlü arkasının kesilmediği bu filmde, Elizabeth Taylor o ana kadar sinema tarihinde bir oyuncuya ödenen en yüksek ücreti alıyor. Bir milyon dolar artı hasılattan %10… Çekimler iklim nedenlerinden İtalya’ya taşınmak zorunda kalıyor. Bu film için 26 bin kostüm yaptırılıyor, inanılmaz setler inşaa ediliyor ve o dönemin en pahalı filmi olma rekoru kırılıyor. Tam 44 milyon dolara mal oluyor “Cleopatra”. Yazılanlara göre, Elizabeth Taylor’un İtalya’ya gelişi de çok görkemli olmuş; bakın neler getirmiş bu güzel yıldız beraberinde: bir koca (Eddie Fisher), üç çocuk, beş köpek, iki kedi, bir sürü sekreter, düzinelerle hizmetçi ve set yakınlarındaki 14 odalı bir malikaneye yerleşmiş…Bir süre sonra Richard Burton ve Elizabeth Taylor arasında duygusal bir yakınlaşma başlamış. Dünyanın en büyük aşk hikayelerinden birinin tekrar canlandırılmasını üstlenen iki oyuncunun aşkı da tüm dünyada günün konusu olmuş…Sonrası çok ilginç... En büyük kadro; herkesin önem verdiği bir öykü, bu kadar yüksek yapım masrafı, basın desteği ile üç yıl aradan sonra Haziran 1963’te vizyona giren film o kadar kötü gidiyor ki sinema tarihinin en çok para kaybettiren filmi oluyor.

Amerika ziyaretimde bir 20th Century Fox mensubunun anlattıkları beni çok şaşırtmıştı:  Gidenleriniz bilir; Los Angeles’da Beverly Hills semtinde, Avenue of the Stars (Yıldızlar Caddesi) adında Pico Bulvarı ile Santa Monica caddesini birleştiren, yaklaşık iki kilometre uzunluğunda, üzerinde Century Plaza Otelinin, Ronald Reagan’ın çalışma dairesinin yer aldığı Hyatt Regency Oteli’nin, iki alışveriş merkezinin, birçok gökdelenin bulunduğu, dört geliş dört gidişli muazzam bir cadde uzanır. Hatta “Die Hard” filminin çekildiği ünlü bina da bu caddededir. Caddenin sonunda Fox stüdyoları başlar. İşte bu cadde ve binaların bulunduğu tüm bu arazi bir zamanlar 20th Century Fox’un malıymış ve “Cleopatra” filminin zararlarını kapatmak için satılmak zorunda kalmış.

“Cleopatra”yı bir kez daha canlandırmak için şu sıralar büyük mücadele veren oyuncu hangisi?

A-Julia Roberts

B-Jennifer Lawrence

C-Cameron Diaz

D-Emma Stone

E-Charlize Theron

F-Angelina Jolie

G-Scarlett Johansson

H-Natalie Portman

I-Mila Kunis

J-Dakota Johnson

K-Marion Cotillard

13) “The Cut-Kesik”le ilgili aşağıdaki değerlendirme kime ait?

“Fatih Akın’dan yeni bir Geceyarısı Ekspresi

Fatih Akın’ın “Kesik adlı izlemeye değer, heyecanlı bir yapım. Ama...

Nesilden nesle aktarılan ünlü "Oku da adam ol baban gibi, eşek olma," cümlesindeki virgülün yeri babayı bir anda adamlıktan eşekliğe indirebilir. Minik nüanslar da filmi dostluk ve barış filmi haline getirebilecekken, yeterli özenin gösterilmemesi yüzünden ırkçılık kokusu yayıyor.

Filmin temelde bir olumsuz bir de olumlu yanı var. Olumsuz yanı, anlatılan olayların önemli bir bölümü gerçekten vukubulmuş olsa da, ulusumuzu baştan aşağı aşağılaması… Olumlu tarafı ise bu tür filmlere eskisi gibi engellemeler çıkarılmaması, nispeten daha toleranslı davranılması…

Çanakkale Savaşı sürerken 15 yaş üzeri tüm erkekler silah altına alınır. Buna Ermeniler de dâhildir. Onlar da diğer Hıristiyan azınlıklar gibi cepheye sürülmez, yol inşası gibi geri hizmetlerde görevlendirilirler. Filmde bahsi geçmese de, azınlıkların görev yaptıkları birime Amele Taburları dendiği tarihe ilgisi olanların bildiği bir gerçektir.

Amele Taburlarında askerlik görevini yapan azınlıklara subaylar ve çavuşlar tarafından eziyet edildiği de bir başka gerçek…

Sonra tehcir kararı çıkar, filmde konu edilen Mardin Ermenileri Ayn el-Arab’a sürgüne gönderilir. Yolda cinayetler, tecavüzler, soygunlar meydana gelir…

İşte film, Amele Taburlarında askerliğini yaparken tehcirde kaybolan ailesini arayan ve dünyanın bir ucuna kadar iz süren Nazaret’in hikâyesidir.”

A-Serdar Turgut

B-Ali Murat Güven

C-Aykut Işıklar

D-Burhan Ayeri

E-Emin Çölaşan

F-Hilmi Köksal Alişanoğlu

G-Yılmaz Özdil

14) Batı Almanya’nın OSCAR aday adayı seçilen bu seçkin filmlerden hangileri Los Angeles’ta elenmişti?

A-The Enigma of Kaspar Hauser / Werner Herzog

B-Fitzcarraldo / Werner Herzog

C-The American Friend / Wim Wenders

D-Wings Of Desire / Wim Wenders

E-One or the Other / Wolfgang Petersen

F-Young Törless / Volker Schlöndorff

G-Lili Marleen / Rainer Werner Fassbinder

Cevap Anahtarı:
1-B
2-E
3-Hepsi
4-Hepsi
5-Hepsi
6-A
7-G
8-Hepsi
9-Hepsi
10-A
11-Hepsi
12-F
13-F
14-Hepsi

Yazının ekleri:
*http://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/844534-dan-brownin-tehdidi
*http://blog.milliyet.com.tr/kesik--the-cut----fatih-akin-dan-yeni-bir-geceyarisi-ekspresi/Blog/?BlogNo=482563
*http://www.sabah.com.tr/yazarlar/gunaydin/aytug/2014/09/02/hani-ya-zaferin-filmi

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları

Mesafeli Satış Sözleşmesi | Teslimat ve İade Şartları | Gizlilik Politikası

© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır