Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Asıl gerçek

Cemre Nur Meleke Yazıları

Esra İnal’ın kendi yaşam öyküsünü senaryoya dönüştürdüğü ve yönetmenliğini Ömer Faruk Sorak’ın üstlendiği 8 saniye, mistik konusuyla seyircinin karşısına çıktı. Hikayeyi hem yaşayan hem kaleme alan hem de oyunculuğunu yapan Esra İnal, alkışı hak eden bir performans sergilemiş.

Çocukluğundan beri rüyalarını gerçek hayatla karıştıran, rüyalarıyla olacakları gören, adeta rüyalarıyla hareket eden Esra’nın doğumundan itibaren başına gelen ilginç ve uhrevi olaylara tanıklık ediyoruz. Bu yönden film seyirciyi ilk dakikalardan itibaren etkilemeyi başarıyor ve heyecanı üst seviyede tutuyor. Esra İnal’ın ilk oyunculuk deneyiminde gerçekçi bir role bürünmesini, kendi hikayesini derinden yaşamış olmasına bağlıyorum. Zira bu gerçeklik seyirciye gerek oyunculuklarla gerekse Ömer Faruk Sorak’ın deneyimiyle çok güzel hissettirilmiş.

Esra’nın rüyaları ve gerçek hayatı arasındaki bağlantılarla ilerleyen film, ikinci yarıda fazla hızlanıyor ve ilk yarısına göre biraz gerçeklikten uzaklaşıyor. Bu durumu rüyaların gösterildiği sahnelerdeki görüntü efektlerinin kötülüğüne de bağlıyorum. Bunları göz ardı edersek 8 saniye izleyicisini etkilemeyi başaran bir film olmuş. Derinden irdelenen ve diyaloglarla da desteklenen rüya olgusu, Esra’nın başından geçen olaylar çerçevesinde tartışılıyor. Aynı zamanda izleyicinin zihninde de” acaba bu yaşadıklarımız mı gerçek, yoksa asıl gerçek rüyalar mı?” sorusunu canlandırıyor. Bu açıdan özellikle rüyalara ilgisi olanlara 8 Saniye filmini izlemelerini şiddetle tavsiye ediyorum.

Yerli filmlerin çoğu sonuç sıkıntısı çeker. Acaba filmi mutlu mu bitirsek dramla mı beslesek? gibi soruların etrafında bir son hazırlanır. 8 Saniye’de böyle bir amaç ve sonuç yok. Film gerçek başladığı gibi gerçek bitiyor. Bu açıdan film riskli bir konu işliyor dahi olsa izleyiciyi kandırmış bir hissiyat bırakmıyor.

Son olarak 8 Saniye’de beni duygulandıran bir repliği paylaşmak istiyorum. Zira filmde benim gibi kendi yaşamından kesitler bulan herkes de bu replikten etkilenecektir. Rüyalarından güç alan, hisleriyle hareket eden, Allah’la konuşan ve onu işiten, gerçek dünya ile rüyalar arasında sıkışıp kalmış insanlara “hasta” diyenlere, 8 Saniye çok güzel bir cevap vermiş: “Ne zamandan beri Allah’ı işitmek hastalık oldu?”

Küçüklüğünde şemsiyelerden korkan ve büyüdükçe asıl gerçeği gören herkese…

İyi seyirler.

» 8 Saniye film sayfası

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları

Mesafeli Satış Sözleşmesi | Teslimat ve İade Şartları | Gizlilik Politikası

© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır