Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Sadece Aşıklar Hayatta Kalır

Başak Tuncel Yazıları

Kan emiciler gün batımından şafağa kadar ayaktadır. Başkalarına muhtaçlıklarıyla eşzamanlı bir gece içinde yaşarlar. Gece hayatı bohem bir soluk olarak bu filmde karşımıza çıkıyor. Vampirler...

Vampir; kitlesel bilinçaltımızdaki arketiplerden biridir. Vampirler; hayaller, rüyalar, dini inançlar ve sanatta insanlardan ayrı ve gizli bir hayat sürerler. Tıpkı entelektüellerin bohem hayatları gibi.

Jim Jarmusch "Ne kadar emerse, o kadar hayat bulur" felsefesinden yola çıkarak "Sadece Aşıklar Hayatta Kalır" ile  kapitalist sistemin eleştirisi yapıyor. Filmde Adam ve Eve rolünde Tom Hiddleston ve Tilda Swinton baş rollerde ve tabi John Hurt; Marlowe rolünde yine insanın içini ısıtıyor. Marlowe, Adam ve Eve'yi vampir olarak izliyoruz.

Cennetten kovulduktan sonra, Adam ve Eve birçok çağa tanıklık etmiş, birçok olaya yön vermiş ve birçok ünlü müzisyen ve çağdaşı sanatçılarla yaşamışlardır. Kültürün oluşmasına ironik bir yaklaşım görüyoruz. Sonsuzluk kavramı, kan emicilik ile şekilleniyor. İnsanın toplu ve bireysel olarak yaşamını anlamada ve anlamdırmada değerler ve inançlar sisteminde Adam ve Eve'nin birer vampir olması ilk insan olmalarının yanında düzenden, sistemden dışlanmışlıkları ve cennetten kovulmalarıyla eş tutulmuş.

Yönetmenin kurduğu bu distopik, imgesel ve şiirsel dünyada İngiliz şair Marlowe büyük bir yer tutuyor. Filmde şairden alıntılar da mevcut. Yaşadığı dönemde etkin bir güç olan Marlowe'u belki de bireyler için yargılama, zevk alma, eleştirme, öğrenme tecrübelerinin toplamı olarak da görebiliriz.  Yönetmen bu filmiyle popüler kültüre kafa tutan, yeni bir vampir kültürü yaratıyor.

Adam, vampirliğinin yanında müzisyen kimliğiyle tam bir bohem olarak karşımıza çıkıyor, öyleki yaptığı müzikle yeteneklerini kullanacak imkan bulamamış, düzensiz ve savruk hayatını görüyoruz buna rağmen sefil olamayacak kadar bağımsız bir sınıfta kalıyor. Sınıfsızlık da denilebilir. Batı ülkelerinden kaçmak ve uzak ülkelere sığınmak fikri de amansız bir kan emici olan Eve'nin kardeşi Ava sayesinde yaşanıyor. Ava aç gözlü, doyumsuz bir vampir ve bu doyumsuzluğu sonucunda Adam ve Eve'nin yaşamına zarar veriyor, Ava'nın işlediği bir cinayet sonrasında, Eve ve Adam batılı yaşayışlarını bırakmak zorunda kalıyor, uzak bir yere taşınıyorlar. Adam, müzik aletlerinden,gözü gibi baktığı  gitarlarından vazgeçmek ve kabuğundan çıkmak istemiyor buna rağmen Eve ile birlikte Marlowe'ın yanına kaçıyorlar.

Kaçtıkları yer Doğu'yu imliyor. Öyleki sahnede Yasmin Hamdan'ı görüyoruz. Yönetmenin ün ile ilgili esprisi de oldukça vurucu. Adam, sahnede izlediği ve sesinden çok etkilendiği Yasmin (Yasmin Hamdan) için umarım ünlü olmaz yorumunu yapıyor çünkü genellikle entelektüel kesimde beğeni gören şeylerin kitlesel bir popülerizme kavuşması hoş karşılanmaz. Popülarite ve ün bir nevi zehirdir ya da içi boş kabuk. Adam, terk ettiği gitarlarından sonra yeni gitarlarla haşır neşir olmak yerine lavta çalıyor. Lavta, uda çok benzer. İlk çağda Sümerler, Mısırlılar, Babilliler, Romalılar ve Yunanlarda bu sazın ilkel şekline rastlanmış, daha sonraları Araplar tarafından geliştirilmiş ve Endülüs Emevileri Dönemi'nde İspanyollara, oradan da batıya yerleşmiş bir çalgıdır. Batılılıktan uzaklaşma fikrini yine burada da görüyoruz.

Son olarak Marlowe hastalıklı bir kan enjektesi yüzünden ölüm döşeğinde. Hastalıklı olan artık bu çağda yani içinde bulunduğumuz çağda kan emicilik değildir, kandır; bunu bir nevi felsefedeki anarşizme ulaşma çabası  olarak da algılayabiliriz. Adam ve Eve 'ye, buradaki hastanelerden kan almayın derken onlara bireysel bir nasihatta bulunuyor ve sonsuzluğa gözlerini yumuyor. Adam ve Eve iki kafadar sevgili, önce uzaktan öpüşen hatta sevişen bir kadın ve adamı izliyor, sonra onların kanlarını içmek için saldırıya geçiyorlar.

Sonuçta, sadece aşıklar hayatta kalır.

*Filmin müzikleri 2013 Cannes Film Festivalinde Soundtrack ödülü kazandı.Yönetmen: Jim Jarmusch, Yapımcı: Jeremy Thomas, Reinhard Brundig, Senarist: Jim Jarmusch, Oyuncular: Tom Hiddleston, Tilda Swinton, Mia Wasikowska, John Hurt

» Sadece Aşıklar Hayatta Kalır film sayfası

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları

Mesafeli Satış Sözleşmesi | Teslimat ve İade Şartları | Gizlilik Politikası

© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır