Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Yeni Dünya’da tutunabilmek

Okan Toprak Yazıları

Politik olmaktan ziyade insani bir öykü anlatmaya girişen ancak alttan alta “Batılı” bir değer aşılaması olarak okunabilecek İyi Bir Yalan/The Good Lie, İkinci Sudan İç Savaşı’ndan kaçıp Amerika’ya mülteci olarak gelen dört Sudanlı gencin “Yeni Dünya”da tutunabilme çabalarını anlatıyor. Filimin Kanadalı yönetmeni Philippe Falardeau, zor bir konuya el atıp Afrika’daki savaş ve kıtlıklardan kaçıp Batı’ya sığınmış bir mülteci hikâyesi anlatmaya çalışırken yer yer bir Batılı olarak o tanıdık emperyal konumun menziline takılıyor. Dünyadaki bütün iyiliklerin sahibi Batılılar, o cömert tavırlarıyla “Eski Dünya”nın yıkıntıları arasından kaçıp gelebilenlere yardım ellerini uzatıyor. Falardeau’nun bakışında da bu durumu görmek mümkün. Şu da var ki, yönetmen iyi niyetli bir çabayla gerçek savaş mağdurlarıyla bir film çekiyor; zira filmde gördüğümüz Sudanlı oyuncular gerçekten de Sudan İç Savaşı’nı yaşamış, bazıları çocuk asker olarak savaştırılmış karakterler.

Afrika’nın ortak kaderini paylaşan, haritası cetvelle çizilen eski sömürgelerden biri olan Sudan, sömürge siyasetinin bir parçası olarak kaynakları, yıllarca Batılı emperyallerce sömürülmüş ve geri bırakılmış bir ülke. Her ne kadar bugün politik olarak bağımsız olsa da küresel siyasetin yeni sömürü taktiklerine maruz bırakılmış olması yaşamakta olduğu bir gerçeklik. Sömürgeleştirildiği zamanlardan başlayarak ırksal ve etnik farklılıkları dinsel farklılaşmayla birlikte daha da belirginlik kazanarak Kuzey ve Güney olarak ikiye bölünen ülke, ekonomik ve politik olarak da eşitsiz bir gelişim seyri izledi. Bu durum beraberinde kaçınılmaz olarak iç çatışmaları ortaya çıkardı. İngilizlerden bağımsızlığını kazandığı 1956 yılından beri iç çatışmaların, insan katliamları ve göçlerin bitmediği ülkede bugüne kadar 3 milyona yakın insanın yaşamını kaybettiği tahmin ediliyor. Nüfusun çoğunluğunu ülkenin kuzeyinde yaşayan Müslümanlar oluştururken, yerel dinlere mensup olanlar ile Hristiyan siyahiler güneyde yaşayan azınlıkları oluşturuyor. Dinsel farklılaşmanın ön planda olduğu İkinci Sudan İç Savaşı’nda esasen ülkenin yeraltı kaynaklarına sahip olma mücadelesi etkisini hissettiriyor. Bu durum filmin açılış jeneriğinde de belirtiliyor ve yaşanan yıkımın ülkenin doğal kaynaklarına sahip olmak mücadelesinden kaynaklandığı vurgulanıyor. Fakat bu durum hikayenin akışında işlenmiyor.

Filmde hikâyesini izlediğimiz dört Sudanlı genç, 1983 yılında başlayan İkinci Sudan İç Savaşı’nın mağdurları. Ülkenin güneyinde aileleriyle kabile hayatı yaşayan gençler, köye yapılan baskında ailelerini kaybedince uzun bir yolculuğa çıkarak Kenya’daki mülteci kampına yerleşiyorlar ve daha sonra anadilleri gibi öğrendikleri İngilizceleriyle Amerika’ya mülteci olarak geliyorlar. Hristiyanlık inancını benimsedikleri özellikle vurgulanan gençler, ara ara verilen kilise sahneleri ve İncil okumalarıyla kurtuluşlarını Tanrı’ya şükranlarını sunarak dile getiriyorlar. Filmin ideolojik alt metni burada kendisini iyiden iyiye hissettiriyor. Her ne kadar kuzeyli Müslümanları açıktan işaret etmese de, iç savaşta kuzeyden gelip katliam yapan hükümet güçlerinin Müslüman rejimin askerleri olduğu bilinen bir gerçek. Savaştan kaçan çocukların ellerinde bulunan İncil’e yapılan vurgu, savaşın sadece dinsel farklılıklardan kaynaklandığı yanılsamasını yaratıyor. Hâlbuki tarihsel bir süreç olan sömürgecilik ve misyonerlik faaliyetleri derinlerdeki arka planın ihmal edilmesine neden oluyor. Şu da var ki iç savaşın ekonomi-politik temeli filmde bilinçli olduğunu düşündüren bir nedenle ihmal ediliyor. Amerika özelindeki Yeni Dünya temsili tamamen olumlanırken, Sudan’daki iç savaşın ve genel olarak sömürgecilik sonrası Afrika iç savaşlarındaki “Batılı fail”in esas rolü, üstü örtülen bir gerçeklik oluyor. Bu haliyle İyi Bir Yalan, ismiyle müsemma bir ironi yaratıyor her ne kadar bu, hikâyenin içinde farklı bir durumu işaret etse de.

Anlattığı insani hikâye ve işaret ettiği gerçeklikle olumlu, ancak gizlediği ya da ihmal ettikleriyle kusurları olan bir film İyi Bir Yalan. Eski Dünya’dan Yeni Dünya’ya uzanan yolculukta insani bir bakış kurmaya çalışırken tarafsızlığından uzaklaşıyor ve Batılı egemen değerleri yeniden üretiyor.

» İyi Bir Yalan film sayfası

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları

Mesafeli Satış Sözleşmesi | Teslimat ve İade Şartları | Gizlilik Politikası

© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır