Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Zamanın Çözüldüğü Yer: Belleğin Kırılmasında Bir Baba 'The Father'

Başak Tuncel Yazıları

Zaman bazen bir odanın duvarlarına çarpar. The Father’da belleğin çözülüşü, sadece bir adamın değil, onunla birlikte tüm ilişkilerin, mekanların ve anlamların da yavaşça silinmesidir. Film, bir insanın kendi varlığından şüphe etmeye başladığı o eşiği gösterir ve biz, onunla birlikte, tanıdık sandığımız her şeyin yabancılaştığı bir boşluğa bakarız.

Florian Zeller’in “The Father” filmi, demansın içsel yıkımını dış dünyaya taşıyan, zaman ve mekân algısını yerle bir eden bir anlatı sunuyor. Anthony Hopkins’in olağanüstü performansıyla hayat bulan karakter, geçmiş ile bugün arasında gidip gelen bir bilinç hâli içinde izleyiciyi de kendi gerçeklik algısını sorgulamaya davet ediyor.

Film, bir adamın zihnindeki çözülüşü anlatırken, seyirciyi onunla birlikte bir labirentin içine sokuyor. Zaman çizgisi kırılıyor, mekânlar değişiyor, karakterler dönüşüyor. Bu anlatı yapısı, sadece demansın etkilerini değil, aynı zamanda insanın hafızayla kurduğu duygusal bağı da görünür kılıyor.

Hopkins’in oyunculuğu, mimiklerinden ses tonuna kadar her detayda bir içsel çöküşü yansıtıyor. Filmdeki kurgu, izleyicinin de karakterle birlikte kaybolmasını sağlıyor. Bu yönüyle “The Father”, sadece bir hastalığın değil, insan olmanın kırılganlığının ve geçiciliğinin de filmi.

Bakımın Görünmeyen Yükü
“The Father”, yalnızca bir adamın zihinsel çözülüşünü değil, aynı zamanda bakım veren kadınların görünmeyen emeğini de sahneye taşıyor. Olivia Colman’ın canlandırdığı kız karakter, babasının zihinsel çöküşü karşısında hem duygusal hem fiziksel bir yük taşıyor. Bu durum, feminist teoride sıkça tartışılan “bakım emeği”nin sinematik bir örneği olarak okunabilir: “bakım emeği”, genellikle görünmez kılınan, duygusal ve fiziksel destek içeren işlerdir: annelik, yaşlı bakımı, ev işleri gibi.

Film, bu emeği merkezine almadan bile onun yükünü ve görünmezliğini güçlü biçimde hissettirir. Kızının, yaşlanan babasına duyduğu sorumluluk; sevgiyle, suçlulukla ve tükenmişlikle örülüdür. Bakım emeğinin sadece fiziksel değil, duygusal bir yük olduğunu gösterir ve bu yük, çoğunlukla kadınlara yüklenir. Böylece The Father, feminist teorideki bakım emeği tartışmalarını çarpıcı biçimde sahneye taşır. Film, kadının bakım veren rolünü sorgulamadan yeniden üretirken, aynı zamanda onun duygusal tükenmişliğini de görünür kılıyor. Bu noktada izleyici, sadece yaşlı adamın değil, onun etrafındaki kadınların da kırılma noktalarını izliyor.

Zihnin Sisinde Bir Yolculuk
“The Father”, bir zihnin sisli koridorlarında yapılan bir yürüyüş gibi. Her sahne, bir hatıra; her diyalog, geçmişle bugünün birbirine karıştığı bir büyü. Film, izleyiciyi bir tür zaman yolculuğuna davet ediyor; dün müydü, bugün müydü, yoksa hiç yaşanmadı mı?

Hopkins’in gözleri, bir zamanlar tanıdığı ama artık yabancılaşmış bir dünyanın aynası gibi. Colman’ın sesi, sabırla, sevgiyle, ama aynı zamanda tükenmişlikle çok dokunaklı. Film, bir tür içsel gerçeklik taşıyor ve çözülürken, karakterin varlığı bir tür sembolik nesneye dönüşüyor: bir koltuk, bir saat, bir bakış... Çünkü baba, unutsa bile kızını, kız babasının unuttuğu yerden sevgiyi yeniden kuruyor.

Bu film, sadece izlenmez yaşanır. Zamanın kırıldığı, kimliğin eridiği, sevginin sınandığı bir geçit töreni gibi.

The Father (2020), Florian Zeller’in yönettiği ve Anthony Hopkins’in başrolünde yer aldığı unutulmaz film, uluslararası ödül sezonunda büyük başarı elde etti. Film, 2021 Akademi Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu (Anthony Hopkins) ve En İyi Uyarlama Senaryo (Zeller & Christopher Hampton) dallarında Oscar kazandı. Aynı yıl BAFTA Ödülleri’nde de bu iki kategoride ödüle layık görüldü. Avrupa’da ise Goya Ödülleri’nde En İyi Avrupa Filmi seçildi ve San Sebastián Film Festivali’nde İzleyici Ödülü’nü aldı. Anthony Hopkins, performansıyla European Film Awards tarafından da En İyi Erkek Oyuncu ödülüne değer bulundu. Film, yalnızca teknik başarısıyla değil, duygusal derinliği ve anlatı gücüyle de sinema tarihine iz bırakan bir yapıt olarak öne çıktı.

» Baba film sayfası

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları

Mesafeli Satış Sözleşmesi | Teslimat ve İade Şartları | Gizlilik Politikası

© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır